Menü
Röportaj : Yüksek Sadakat
07 Mayıs 2008 Çarşamba - 00:33 GMT
Yüksek Sadakat

Rock müzikseverlerin büyük beğenisini toplayan ilk albümlerinin ve uzun süren konser programlarının ardından kariyerlerinin ikinci ve bol sürprizli albümü "Katil & Maktül" ile müzik marketlerdeki yerini alan Yüksek Sadakat grubu Ahmet ERTEN'LE Hayat Müzik'in konuğu oldu...

Albüm şarkılarını dinlerken ve basın bültenini okurken prodüksiyona Zeynep Casalini'nde dahil olduğunu öğrenince önce kendisiyle konuştum.. O da grup için hissettiklerini Hayat Müzik aracılığıyla paylaştı. Yüksek Sadakat Röportajına Zeynep Casalini mesajıyla başlıyoruz..

"... Kenan Vural zaten en yakın arkadaşlarımdan biri ve aynı sahnede bir dolu konser yaptık. Yüksek Sadakat'se hem çok sevdiğim hem de elemanlarıyla ayrıca arkadaşlığım olan bir grup. Kenan arayıp düet yapıyoruz deyince acayip sevindim. Çok uyumlu olduğumuzun farkındaydık zaten hem müzikal hem sahne duruşu anlamında. Benim albümümde Kenan'ın 2 şarkısı var bu arada. Yani her şey pek nefis. Yüksek Sadakat'i seviyorum...!"


** Geniş kitleleri peşinden sürükleyen ilk albümün ve geniş yelpazeli konser programlarının ardından bol sürprizli ikinci albüm "Katil & Maktûl" ile dinleyiciyle buluştunuz. Kuşkusuz en büyük sürpriz, grubun yoluna yeni vokali Kenan Vural ile devam etme kararı almış olması. Bu değişiklikle ilgili gruba yeni dahil olan Kenan Vural'ın düşüncelerini, hissettiklerini merak ediyorum.

Kenan Vural: Benim adıma çok güzel bir atılım oldu. Yıllardır süren müzik serüvenimi böyle başarılı bir gurupla devam ettirmek çok güzel. Grup adına da bence hoş oldu. Albüm sonrası sitemize gelen yorumlar ve konserler sonrası izleyicilerimizle buluşmalarımızda bunu çok iyi anlıyoruz.

** Katil & Maktûl'un sürprizi vokal değişikliği ile bitmiyor. Albümde uzun süredir sesini özlediğimiz Sibel Gürsoy'un vokali ve farklı duruşu ile beğeni toplayan Zeynep Casalini'nin düeti yer alıyor. Bu iki vokalin albüme dahil oluş sürecinden bahseder misiniz?

Kenan Vural: Zeynep benim çok eski arkadaşım. Yıllar boyu birlikte çalıştık ve albümde bir düet fikri ortaya çıktığında ki bu da benim başımın altından çıktı, akla ilk gelen isim Zeynep oldu. Sibel'e gelince O benim eski solo çalışmamda da bir parçada eşlik etmişti. İstisnasız Türkiye'de en çok sevdiğim kadın vokal. Kutlu "Yavaş" isimli şarkısını çaldığında, bu şarkı ile ilgili duyduğum ilk ses Sibel'di.

** Albümde klip adayı olabilecek çok şarkı var. Yüksek Sadakat klip tercihini hani şarkıdan yana kullandı? Ve klip şarkısını seçerken belirleyeci olan neydi sizin için?

Kutlu Özmakinacı: Biz albümdeki şarkıların hepsine eşit mesafedeyiz. Bu yüzden klip tercihini bu işte bizden daha iyi karar vereceğine inandığımız şirketimize bıraktık. Onlar da "Ben Seni Arayamam" ile çıkmayı uygun gördüler.

** 90'lı yıllarda Özlem Tekin, Şebnem Ferah gibi isimler öncülüğünde alternatif ve rock müzik tınılarına alışmaya başlayan dinleyicinin bugün, rock müziğe ilgisi bir hayli yüksek. İnsanların kendini ifade etme şekli, dinlediği, kendini yakın hissettiği müzik tarzının artık daha alternatif veya rock tınılarında olmasını neye bağlıyorsunuz?

Kutlu Özmakinacı: Bir sebep, Türkiye'de rock yapan müzisyenlerin Türk dinleyicisinin ihtiyaçlarını doğru algılaması ve karşılaması olabilir. İkinci bir sebepte; popüler müziğin kedini tekrarlamaya başlayıp insanın kulaklarında bir yorgunluk yaratması ve dinleyicinin yeni tarz ve anlayışlara daha açık bir hale gelmesi.

Serkan Özgen: 1950'lerde rock'n'roll tüm dünyayı kasıp kavururken, 60 larda yerli birçok sanatçımızın bu akımdan etkilendiğini görüyoruz. Barış Manço, Moğollar, Erkin Koray ve niceleri bu akımı kendi yorumlarıyla icra ederken, bir yandan çok büyük kabul gördüler ve Türk Rock'ına öncülük ettiler. Sonraları rock, birçok sanat dalında olduğu gibi düşüşe geçti ve underground olarak yoluna devam etti. 90 larda yeni bir uyanış oldu ve 80'ler kuşağının Türk Rock sahnesine büyük katkıları oldu. Gelişimin en büyük sebepleri, artık kendine güvenen, batıdan hiçbir eksiği olduğunu düşünmeyen, taklit etmeyen, kendi müziğini yapan, ve coğrafyasındaki çeşitliliği müziğine yansıtmaktan çekinmeyen grup ve sanatçıların ortaya çıkmasıdır. Bu gerçek samimiyet dinleyici tarafindan algılandığından rock dinleyicisi Türkiye'de ciddi bir oranda arttı.

** İnternet sayesinde çok kolay bir şekilde ve bir bedel ödemeden indirilen albümler nedeniyle satışlar çok düşük. Dinleyiciler albüm fiyatlarının yüksek olduğunu, sanatçılar ise insanların verdikleri emeğe saygı duymadıklarını söyleyip duruyor yıllardır. Bu konuda ciddi bir adım da atılmadı. Kısa vadede de bir gelişme gözükmüyor en azından. Böylesi bir ortamda albüm yapmak ciddi bir cesaret işi haline geldi. Yüksek Sadakat grubu olarak sizin bu konuya bakışınız, hatta önümüzdeki yıllar için olacaklarla ilgili öngörünüz var mı?

Kenan Vural: Benim öngörüm şu ki, albümler basılmaya devam edecek. Ancak dijital ortam gün geçtikçe daha da önem kazanacak. Satışlara negatif etkisi de müzisyenlerden çok yapım şirketlerini ilgilendiren bir konu.

Uğur Onatkut: Müzisyen ürettikçe eserlerini insanlarla paylaşacak bir platform bulacaktır. Buradaki sorun plak şirketleriyle alakalı. Buna bir çözüm, yeni yeni başlayan yasal download siteleri veya müzik marketlerden mp3 çalara küçük bir ücret karşılığı şarkı veya albümün yüklenmesi olabilir.

** Yüksek Sadakat'in dillere dolanan tüm şarkılarının söz yazarı ve bestecisi aynı zaman da da grubun kurucusu Kutlu Özmakinacı, grubun kurulduğu günden bugüne müzikal duruşunu ve değişimini nasıl görüyorsunuz?

Kutlu Özmakinacı: On yıl öncesinden bu güne kadar bu işin doğasında olan değişimlerin, başkalaşımların hepsini yaşadık. Bu zaten böyle bir süreç ve bittiğini de söyleyemeyiz. İleride daha da farklı bir Yüksek Sadakat mutlaka olacaktır. Benim açımdan en önemli değişim; en başta tek başıma, bir tür strateji belirleyen ve onu hayata geçiren insan olarak içinde bulunduğum Yüksek Sadakat'in artık 5 kişilik bir projeye dönüşmüş olması. Bu anlamda kendimi yola çıktığım günden çok daha rahat ve sorumsuz hissediyorum.

** 2. albümle beraber konserler, turneler, bar programları da akif şekilde devam edecektir elbette. Şimdiden belirlenmiş bir plan program var mı? Dinleyicilerinizle nerde ne zaman buluşacaksınız?

Kutlu Özmakinacı: Önümüzdeki hafta itibari ile konserlerimiz çok yoğun bir şekilde başlıyor. Tarih ve konser mekanları için en doğru bilgileri web sitemizden takip edebilirsiniz.

** Web sitenizle ( www.yukseksadakat.com)'de gerekli haber ve duyuları takipçilerinizle paylaşıyorsunuz. Peki helen mesajları mailleri tek tek cevaplayabiliyor musunuz?

Kutlu Özmakinacı: Evet hepimiz gelen mailleri kontrol ediyoruz. Ve bize özel yazılan maillere cevap vermeye çalışıyoruz. Ziyaretçi Defteri'ni hergün takip ediyoruz.

** Web sitenizden bahsetmişken bir de myspace mevzusu var. Bu müzik platformu aracılığıyla da müzisyenler, dinleyicileriyle şarkılarını buluşturuyor. Gerekli duyuruları iletiliyor. Grubunuzun official myspace sitesi var mı?

Kutlu Özmakinacı: Evet var. www.myspace.com/yukseksadakat. Burası da resmi web sitemiz gibi sürekli güncellenen bir site.

** Bu yıl Eurovision'a rock severlerin yakından tanıdıkları "Mor ve Ötesi - Deli" isimli şarkılarıyla katılıyor. Şarkıyı nasıl buldunuz? Nasıl bir derece bekliyorsunuz Mor ve Ötesi'nden?

Kutlu Özmakinacı: Şarkıyı iyi bulduk. Derece çok önemli değil. Çünkü aslında Eurovision çok önemli değil. Mor ve Ötesi, Türkiye'nin kendini temsil etme talebine olumlu yanıt vererek bizce son derece saygı değer bir iş yapıyor.

** Genelde bir müzik grubunun elamanlarının günlük hayatlarında da sürekli beraber oldukları, hatta beraber yaşadıkları düşünülür. Zaman zaman doğruluk payı da çıkar bu düşüncenin elbette. Bu durum Yüksek Sadakat grubu üyeleri için de böyle midir? Neler yapar, nelerden keyif alırsınız?

Kenan Vural: Müzikal anlamda o kadar çok birlikteyiz ki arta kalan zamanlarda ancak dinlenecek zaman bulabiliyoruz. Bu tabi son aylar için geçerli. Benim kişisel fikrim bir gurubu oluşturan insanların herşeyden önce iyi arkadaş olabilmeleridir ki Yükesek Sadakat için tartışmasız durum budur.

Röportaj: Ahmet Erten (Hayat Müzik)