Menü
Röportaj : "Sözle değil şarkılarımla konuşmayı seviyorum"
25 Haziran 2007 Pazartesi - 15:59 GMT
Sibel Can

"Akşam Sefası" adlı bir albüm çıkaran Sibel Can 30 yıllık meslek hayatı boyunca sanat dünyasındaki polemiklerin uzağında kalmasını iyi bir insan olmasına bağladı ve ekledi: "Ben sözlerimle değil şarkılarımla konuşuyorum. Şarkılarım benim dualarım. Tükendiğim anlarda onlarla arınıyorum!"

Sanat hayatına dans ederek başlayan, ardından kulvar değiştirerek şarkıcılığa soyunan Sibel Can yeni albümü "Akşam Sefası" ile hayranlarının karşısına çıkmanın mutluluğunu yaşıyor. 30 yıllık sanat hayatına 16 albüm sığdıran güzel sanatçı, bu albümünün büyük ses getireceğinden emin olduğunu söylüyor...

* 16. albümünüzle müzikseverlerin karşısındasınız. Neler hissediyorsunuz? Bu benim 16. albümüm, şarkı söylemeye 1987 yılında başladım. Şarkı söylemek benim en büyük hayalimdi. Allah bana bunu gerçekleştirecek güç verdi. Sesimin rengine herkes, özellikle de çok kıymetli bir müzisyen olan rahmetli babam çok güvendi. Muazzez Abacı, Mustafa Erses, Sezen Aksu, Orhan Gencebay büyük destek verdiler bana. İlk albümümü yaptığımda henüz 17 yaşındaydım. Çok büyük ses getirdi. Kariyerime dansla başladım ama müzikle yoluma devam ettim. Zaman gerekliydi yorumcu kimliğimi oturtmam için. Öyle her şey hemen olmuyor.

* Şimdiki gençler bu cümleyi kuramıyor. Bir anda amaçlarına ulaşmak için sabırsızlanıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Maalesef öyle... Ben 16-17 yıldır bu işin içindeyim ama kendimi hala yolun başındaymış gibi hissediyorum. Her albümde sesemin geliştiğini görüyorum. Daha öğreneceğim çok şey var. Oysa, bir albüm çıkarıp, "Ben oldum, ben süperim" diye havaya girenler de var. Yorumculuğun sonu yok. Ben her albümümde bir öncekinden daha iyi bir iş ortaya koymayı hedefledim. Son 4-5 albümümde istediğim noktaya geldim. Gönül rahatlığıyla söylüyorum ki; artık yorumcu kimliğimi damgaladım.

* Yeni albümünüzde kimlerle çalıştınız? Sezen Aksu, Tarkan, Serdar Ortaç, Doğa, Serhan Şimşek, Ersay Üner, Soner Sarıkabayı, Emirkan ve Reza Zarrab'la çalıştım. Müzik direktörlüğümüzü Selim Çaldıran yaptı. Tüm müzisyen arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Yaklaşık 1 yıldır şarkı dinliyoruz hep beraber.

* Peki yaklaşık kaç şarkı dinlediniz? 600 parça. Benden önce Selim Çaldıran ve Orhan Alkan dinliyor parçaları. Onlar eledikten sonra sıra bana geliyor. Hepsi dinliyor elendikten sonra sıra bana geliyor. 500 parça henüz bana gelmeden elenmişti. Bu albümde ömründe ilk defa beste yapmış biri var. Dinleyiciler özellikle 'Eski Toprak' adlı parçaya çok dikkat etsinler. Müthiş bir şarkı, eminim çok öne çıkacak. 'Lale Devri' albümüyle çok iyi bir başarı elde ettik. Bu albümde yine aynı ekiple çalıştık. Menajerim Orhan Alkan'ın müthiş bir kulağı var. Zeki Müren'den bugüne kadar sahnelerdeki birçok ünlü isimle çalışmış. Onun tecrübelerinden çok faydalandım. Müzikseverlere yıllarca dinleyebilecekleri bir arşiv albümü hazırladık. Benim tek isteğim insanların şarkılarımı yıllar boyunca dinleyebilmeleri ve yeni şarkılarıma kısa sürede eşlik edebilmeleri. Bu albümde böyle olacak, inanıyorum. Şarkılarım konuşacak, ben susacağım.

* Uzun yıllardır sanat camiasının içindesiniz ama kimseyle polemiğe girmiyorsunuz. Böyle sessiz kalarak tutunmak zor olmuyor mu bu camiada? Bu benim ve ailemin yapısıyla ilgili bir durum. Ben iyi bir insanım. Herkesin de iyi olmasını istiyorum. İnsanlar bunu çok iyi biliyor, benim gözümün bebeğinden anlıyor. Yıllardır işimi düzgün yapmaya, şarkılarımla konuşmaya çalışıyorum. Çok kıymetli bir aile yaşantım var. Çok kıymetli çocuklarım var. Onlarla işimi ayırıyorum. Bunu yapamasaydım mutlu olamazdım zaten. Ben bugünlere birilerini elimden tutmasıyla gelmedim, her şey hazmederek geldim. Dişimle, tırnağımla, çok mücadele vererek geldim. Miniciktim yola çıktığımda. Yapımı bozmadan mücadele etmek hiç kolay değil.

* Psiklojinizin bozulduğu anlar oluyordur kesin... Bir sürü şeyler yaşıyor insan. İnişler, çıkışlar, duygularda darma- duman olmalar... Tükendiğin günler bile oluyor ama şarkılarım bana dua gibi geliyor. Hem duamı ediyorum, hem şarkılarımı söylüyorum ve inanılmaz bir güç alıyorum. Arınıyorum. Yıllardır hep böyle oldu bu.

* Çok güvendiğiniz genç bir sesle karşılaşırsanız, onu kanatlarınızın altına alır mısınız? Tek hedefim insanlara katkıda bulunmak. Bugün nasıl Sezen Aksu ve Tarkan gibi kıymetli sanatçı arkadaşımlarım bana, yorumcu kimliğime, sesimin gücüne inandıkları için şarkılarını veriyorlarsa, ben de inandığım bir insana mutlaka destek olurum. Benim yapımda var bu. İnşallah öyle biri çıkar karşıma. Artık Türk Sanat Müziği'ni sevdirebilecek güçlü ve yeni seslere ihtiyacımız var. Sahne ışığı olan birileri lazım. Gerçi o zamanla oluşuyor. bunları ağır ağır öğrendik. İçinde müzik aşkı varsa, bunların hepsi zamanla olur. Önemli olan önce sesinin rengi, yorumu ve sesinin gücü... Böyle bir insan karşıma çıktığı an, ona sonuna kadar destek olurum.

* Yurtdışında çok hayranınız var. Hiç düşünmediniz mi dışarıya açılmayı? Dubai'de İsrailli bir sanatçıyla düet yapmıştım. Şimdi öyle bir ortam yok. Türkiye'deki bu korsan meselesi çok başımızı ağrıtıyor. Bilgisayar kullanmayı bilen aklı başında insanlardan, bilgisayar korsancılığına son vermelerini istiyorum. Tüm dünya internet aracılığı ile şarkılarımı dinliyor. Bu beni çok mutlu etse de şimdilik yurdışına açılmayı düşünmüyorum.

* Açılsanız satar mı peki albümleriniz? Neden olmasın? Ben her şarkıda farklı bir kadın olabiliyorum. Bu da benim özelliğim... Bir iddiam yok ama Türk Sanat Müziği'nin ezgilerini taşıyan bir parçayla yurdışına açılmayı çok isterim. Ama benim en büyük hedefim ölene dek şarkı söylemek. Bir de ülkemin insanlarının kalplerinde şarkılarımla taht kurmak. Onlar tarafından hiç unutulmamak...

*Size beste vermek için birçok insanın sıraya girdiği doğru mu? Evet. Sezen Aksu ve Tarkan bana gurur verdiler. Onların şarkılarını milyonlarla paylaşmaktan çok mutluyum. Kendimi çok şanslı hissediyorum. Onlar o kadar kıymetli ki... Onlardan şarkı almak ve onların gözlerinin içine bakarak şarkı okumak müthiş bir duygu. Çok yükseldik hep beraber. Tarkan, kendi albümünü bıraktı, benim kasetimle ilgilendi. Albümü temmuz sonuna yetişecek inşallah. Bomba gibi geliyor!

* Tarkan'la düet yapmayı düşünür müsünüz? Onun şarkılarının hepsi hazır. Şu anda süslüyor albümünü. Muhteşem olmuş. Bana verdiği 'Çakmak Çakmak' adlı şarkının kayıtları sırasında 3 gün boyunca benimle stüdyodaydı. Dünyanın en yakışıklı okuma koçuna sahibim. Onun karşısında şarkı okumak müthişti. Çok eğlendik ve duygulandık. Aramızda müthiş bir elektrik vardı. Ve kraliçem Sezen Aksu... Onun üstüne gül koklamam. Allah ona ömür versin, sağlık versin! Allah onu başımızdan eksik etmesin. Tarkan'ın ve Sezen'in fanatiğiyim! Bir de Bülent Özdemir var. Kendisi son yıllardaki en kıymetli müzisyenlerden. Sezen'le çok örtüşüyorlar. O kadar şanslıyım ki ikisinin de yaptığı en güzel parçalar bana geliyor.

ÖZLEM AVCI - Sabah Gazetesi