Menü
Yeni Albüm : Necip Celal Andel: "Tüm Tangoları"
03 Ocak 2019 Perşembe - 14:00 GMT
Necip Celal Andel

"... Tangoya sadece müzik demek yanlıştır! Tango bir yaşam biçimidir! Tango nefret ederken bile seven insanın müziğidir. En mutlu anda ümitsizliğin gölgesi; en kederli anda umudun parıltısıdır. Neredeyse tüm dünyanın tango yaptığı dönemlerde ülkemize de geldi tango..."


Bu cümleler Viyana Müzik Üniversitesi'nde senelerdir orkestrasyon kürsüsü başında olan ve klasik müzikte uluslararası platforma yaydığı aranjman birikimini tango düzenlemelerine de uygulayan Ertuğrul Sevsay'a ait. Sevsay'ın Türk Tango Sanatının beş büyük ustasına ithaf edilen "Necip Celal Andel - Tüm Tangoları" albümünün kartoneti için kaleme aldığı bu satırlar, Türk tangolarının ait oldukları topraklara dönüşünü de müjdeliyor.

A.K. Müzik etiketiyle yayımlanan "Necip Celal Andel - Tüm Tangoları" albümündeki tüm besteler Andel'e ait olmakla birlikte Seyyan Hanım, Şecaattin Tanyerli, Fehmi Ege, Zehra Eren gibi diğer büyük ustalara da saygı duruşunda bulunuluyor.

Necip Celal Andel bestelerinin tümüyle Ertuğrul Sevsay tarafından düzenlendiği albümü sanatçının 1998'de kurduğu Viyana merkezli Band-O-Neon topluluğu seslendiriyor. Avrupa'nın tek tam kadrolu tipik tango orkestrası olan Band-O-Neon "Gran Orquesta Típica de Tango", adını, tangonun en karakteristik çalgısı olan bandoneondan alıyor. Asil üyelerinin tümünün Viyana Müzik Üniversitesi öğretim üyesi, mezunu ya da yüksek dönem öğrencisi olan orkestranın dağarcığı Arjantin tangosunun tüm stillerini kapsıyor. Klasik, geçiş ve yeni (Tango-Nuevo) dönem tangolarının yanında modern tangolara da yer veren orkestranın amaçlarından bir tanesi de 1925 – 1950 yılları arasında yazılmış Türk Tangolarını dünyaya tanıtmak olarak öne çıkıyor. "Necip Celal Andel - Tüm Tangoları" albümü de tamamen bu amaca yönelik olarak kayda alınarak ilk ve en büyük Türk tango bestecisi Necip Celal Andel'in tangolarının tümünü birbirinden farklı tango stilleri ve gerçek tango yorumlarıyla arşivleyip dünya tango literatürüne kazandırıyor ve besteciyi onurlandırıyor.

19. yüzyıl sonlarında Arjantin'de doğan ve 20. yüzyıl başlarında diğer ülkelerce de benimsenen tango, 1923 yılında kurulan cumhuriyet ile Türkiye'de de şaşkınlık uyandıran bir şekilde hızla yaygınlaşmış. Kuruluş yıllarında yüzünü her anlamda batıya dönen genç cumhuriyetin ilk benimsenen müziği olan tango için, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk çok sesli müziği demek mümkün.

"Necip Celal Andel Tangoları" albümü ile tangonun tılsımlı sesine siz de kulak verin...

Necip Celal Andel kimdir?

Necip Celal Andel 1908 yılında İstanbul'da, son derece köklü ve iyi eğitimli, aristokratik bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Doğuştan görme bozukluğu olan Necip Celal bu nedenle temel eğitiminden sonra eğitimine özel hocalarla devam etti. Çok küçük yaşta müziğe kabiliyeti fark edildi. İlk müzik derslerini usta bir amatör kanuncu olan babasından aldı. Ailesinin hukuk okumasını istemesine rağmen müzikte karar kıldı. Kısa zamanda piyano ve kemanın yanında bazı Türk müziği aletlerini çalmasını öğrendi.

Gözlerini tedavi ettirmek için gittiği Almanya'da da müzik eğitimine devam etti ve Prof. Schnabel ile çalıştı. İstanbul'da Tahir Sevenay ile keman çalışmalarına devam ederken Edgar Manas'tan müzik teorisi dersleri aldı. Zamanın popüler dans müziği tarzlarında (foxtrot, vals, marş vs.) ve klasik müzik alanında (keman ve viyolonsel konçertoları, tamamlanmamış bir obua konçertosu; liedler, sonatlar, koro parçaları gibi) eserler bestelediyse de ölümsüz tangolarıyla meşhur olmuştur. Ölümünden sonra ve yakın zamanda arşivinde çoğu tamamlanmamış pek çok tango bulunmuştur. Yirmili yaşlarda görme duyusunu tamamen yitirmiş olan sanatçı hayata küsmemiş; son derece sosyal bir insan ve aktif bir sanatçı olarak hem besteci hem de icracı olarak hayatını sürdürmüştür. 1957 senesinde hayata veda etmiştir.