Menü
Röportaj : Emre Altuğ'dan aşk, ayrılık, erotizm...
11 Haziran 2007 Pazartesi - 11:52 GMT
Emre Altuğ

"Belki aşksızlıktan öleceğim ama / Yine sana dönmeyeceğim / Bu kış yüzüm gülmedi ama ben / Bir de yazı bekleyeceğim..." Emre Altuğ'un beşinci albümüne ismini veren "Kişiye Özel"in nakaratı bu sözlerden oluşuyor. Çıkış parçası "Kapış Kapış"ta ise aşkın değerini bilmek gerektiğini anlatıyor...

Emre Altuğ aşk, ayrılık, erotizm ve neşe dolu bir albümle daha karşımızda. Bu albüm sayesinde büyüdüğünü söylüyor. Büyüdüm ama evlenmeyeceğim diye de ekliyor. Evlenmek için büyüdüğünü sindirmesi gerekiyormuş. Henüz küçük bir büyükmüş.

Albümün çıkış tarihi için 19 Mayıs diyordunuz, 5 Haziran'da çıktı. Ne oldu da ertelemek zorunda kaldınız?

- 19 Mayıs'ta albüm hazırdı. Fakat bir aksilik çıktı. Bir parçayı çıkartmak zorunda kaldım. Her şerde bir hayır vardır diyerek pes etmedik. Sezen'in stüdyosunda çalıştığım için önce Sezen bana bir parça dinletti. Şarkı bana biraz alaturka geldi. Gırtlak yapıma çok uymuyordu. Ben yeni bir şarkı yapayım derken Şehrazat'la bir araya geldik. Ve ondan benim çok beğendiğim zaten albümün için de var gibi hissettiğim "Kapış Kapış" şarkısı çıktı. Kendime ait bir şarkıyla çıkmak isterken yine olmadı.

Neden kendinize ait bir şarkı ile çıkmak istiyordunuz?

- Çünkü albümün üzerinde çok uğraştık. Yeni bir sound yakaladık. Benim sözlerimde, anlatım şeklimde bir farklılık var. Dolayısıyla beni en doğru anlatan parçaların benim parçalarım olduğunu düşünüyorum. Fakat Şehrazat'ın parçası o kadar çabuk yakalıyordu ki! Hem çok seksi hem de çok eğlenceliydi. Her şey tepetaklak oldu.

Ve bunlar son 15 gün içinde oldu.

- Evet. Ben bu harekete başladığımda albümün son hali Amerika'dan gelmişti. Gelen bandı çoğaltılsın diye fabrikaya gönderecektik.

"Kapış Kapış" şarkısını çıkış parçası ve A 1 yapacak kadar sevme nedeniniz nedir? Bu şarkıda ne kapışılıyor?

- Her yerde gündelik aşkların çokluğundan dem vuruluyor. Şarkıyı söyleyen kişi ile aşkı paylaştığı insan herkes gibi olmamaya çalışıyor. Daha kalıcı bir aşk yaşama telaşı var. Yakalanan aşkın değerini bilme şarkısı.

Albümde aranjör olarak Hacı Mustafa Ceceli'nin ismini görüyoruz. Biz onu Sezen Aksu sayesinde tanıdık. İkili Delilik, Gidemem gibi şarkılar ona ait. Siz de Ceceli ile Sezen sayesinde mi tanıştınız?

- Yok, biz daha eski tanışıyoruz. Benim "Aşk-ı Kıyamet" şarkımın da aranjesi ona aittir. Mustafa çok genç bir isim. Son yılların en iyi aranjörlerinden olduğunu düşünüyorum. Aşırı yetenekli. Zaten böyle olmasa Sezen onu kolay kolay kapmazdı.

Kaptı ama sizinle de paylaşıyor?

- Tabii Sezen arkasını döndüğü an biz de kapıyoruz. Bir sene evvel konuşmaya başladık. Fakat yoğun çalışma dönemi dört ay. Önce benim evimdeki stüdyoda arajmanları bitirdik. Son bir ayda da Sezen'in stüdyosuna geçtik.

Peki isminin başındaki Hacı nereden geliyor?

- Gerçekten Hacı. Şu anda 27 yaşında. 23 yaşında annesini götürmek için hacca gitmiş. Gitmişken o da hacı olmuş. Gördüğün zaman hacı diyebileceğin bir insan da değil. Maneviyatını kendi içinde yaşayan biri.

Mustafa Sandal, Burak Kut, Yalın, Özcan Deniz, Emel Müftüoğlu, daha sayamayacağım bir sürü isimle aynı anda albüm çıkardınız. Bu durum avantaj mı dezavantaj mı?

- İnsanların bu albümlerden herhangi birini almak için müzik dükkanlarına gidecek olması, bir tane almışken bir tane daha alacak olması bir avantaj. Aslında sektör hareketleniyor. Dezavantajı da albümünüzün bütün bu albümlerin arasından sıyrılmak durumunda olması.

Bu albümde sözü ve müziği size ait olan şarkılar ne anlatıyor?

- Son üç yılımın, bütün duygularımın oluk oluk aktığı şarkıları bunlar. Gerek kendi yaşadıklarımdan gerek etrafta yaşananlardan yani duygu olarak bana bir şey ifade eden hikayelerden ortaya çıktı. Bütün üretimi son dört ayda yaptık. Ve deneysel bir metot uyguladık. Benim şarkılarım kafamda hazırdı. Ama tamam değildi. Mustafa ile eve kapandık. Ben ona şarkının ilk bölümünün sözünü ve müziğini verdim. O aranje etti. Ben onun aranjesini dinledikten sonra ikinci bölümün sözünü ve müziğini yazdım.

"Kişiye Özel" albümü hayatınızda neyi değiştirdi?

- İçimde yıllardır yer eden, kalbime çomak sokan duygularım vardı. Yaptığım her şarkı sayesinde bir çomaktan kurtuldum. Ben bu albüme başlarken çok yorgundum. Müziği bırakmak bile aklımdan geçiyordu. Bittiğinde bir 50 yıl daha müzik üretebilecek enerjim vardı. Çok rahatladım.

Bu albümle birlikte hayatınızdaki birçok şey değişti. Yıllardır gizli saklı yaşadığınız ilişkinizi artık saklamıyorsunuz. Bunun bir şeyleri çözümlemenizle, çomaklardan kurtulmanızla, kendinizle hesaplaşmanızla ilgisi var mı?

- Pozitif anlamda etkisi olduğu kesin.

YENİ BÜYÜDÜM EVLENMİYORUM

"Evlenmiyorum. Benim ağzımdan hiç böyle bir şey çıkmadı. Evet büyüdüm ama henüz evlenmeyeceğim. Bu albümle büyüdüğümü daha yeni idrak ettim. Bunu içime sindirmem lazım. Büyümüş olmak benim için çok yeni. Küçük bir büyüğüm. Ancak büyük bir büyük olduğum zaman evlenebilirim. Bu dedikodu ağının çok zarar verici olduğunu düşünüyorum. Tam albüm çıkmışken evleniyorlar diye bir yalan uydurmaları feci. Benim ekmeğimle oynuyorlar. Çünkü herkes albüme değil evliliğe odaklanıyor. Bu ilişki iki buçuk seneye yaklaştı. İki buçuk senedir biz her yaz evleniyoruz. Şimdi bizi yakaladılar. Ama yakalandık diye bir şey değişmeyecek. Ben yine yaşadığım özel şeyi göz önünde yaşamayacağım. Vıcık vıcık olmayacağım. Albümün promosyonu için bilinçli olarak yakalandığımızı söylüyorlar. Ne kadar saçma. Bunu yazıp çizenler bir ay önce "Emre Altug genç kız hayranlarını üzmemek için sevgilisi ile görüntü vermiyor" da diyorlardı. Hangisi doğru bunların. Benim için ikisi de doğru değil. Bu aşamadan sonra magazin için değerli olan haber, bizim ayrılmamızdır. Ya da evlenmemiz! Benim doğrum ise şu: Benim özel hayatım beni ilgilendirir..."

HAYATIMDA YAZDIĞIM EN GÜZEL SÖZLER

"Kişiye Özel, benim son yaptığım parçanın adı. Alan herkesin albümü kendine özel hissetmesini istedim. Tamam bu şarkıların hepsi benim kalbime giren mızraklar olabilir. Ama isteyen alıp bu mızrakları istediği yere sallayabilir. Bir de iddia ediyorum hayatımda yazdığım en güzel sözler bu albümde. Müzik hep orta ritmin üstünde. Ama dans albümü değil. Daha pop rock bir albüm oldu."

SABAH PROGRAMLARINA KATILMAYACAĞIM

"Artık sabah ve öğlen kuşağı programları bana senaryosuz Brezilya dizisi gibi gelmeye başladı. Herkes oynuyor. Hiçbir inandırıcılığı yok. Ben bu programlara katılıp nasıl albümümü tanıtayım? Hiçbir inandırıcılığı olmayan bir konseptin içinde nasıl inandırıcı olabilirim? Kendi kendime nasıl inanırım? Yapamam. O yüzden de katılmayacağım. Kesin ve net kararım budur."

Sibel ARNA - Hürriyet Gazetesi