Menü
Röportaj : Kıraç: "Saygınlığımı yitirirsem müziği bırakırım"
29 Mayıs 2007 Salı - 13:04 GMT
Kıraç

Yeni albümü "Yolumu Bulurum"u bir hafta önce çıkaran Kıraç, her parçasının çalıntı olduğu iddialarından bunalmış: "Saygınlığımı kaybettiğimi düşündüğüm anda müziği bırakırım! Benim müziğimi dikkatle dinleyenlerin benim hakkımda böyle bir düşüncesi olamaz!"

Türk rock müziğinin aykırı sesi Kıraç, 4 yıl aradan sonra yeni albümü "Yolumu Bulurum"u önceki hafta yayınladı. İçinde 13 şarkının bulunduğu albüm, "Kayıp Şehir" ve "Bir Garip Aşk Bestesiyim" albümlerinden farklı bir sound'a sahip. Bu farklı sound'u biraz açmak gerekirse; sözün biraz daha ileride müziğin ise biraz daha geride olduğu diğer albümleri gibi değil, daha sert bir yapısı var. Zaten bunu Kıraç da doğruluyor. Zaman içinde kendisini sürekli geliştirdiğini, dinleyicinin de buna paralel geliştiğini söyleyen Kıraç şunları anlatıyor: "Bu albümdeki sert yapı biraz sanatçı mastürbasyonu gibi algılanır ama hayır! Öyle bir durum yok! Benim gibi birkaç sanatçı daha Türkiye'nin kirlenen sound'unu albümlerimizle temizlemeye çalışıyoruz."

* Son albümünüzün adı 'Benim Yolum'... Yolunuzu buldunuz mu? Bu bir tespit. Bütün albümlerim ve yaşantımla ilgili bir hikayem vardı. Sonuçta bu bir yoldu. Sadece bu albüme denk geldiği için ismini böyle koyduk. Bu yolu tanıtmak ve o yolla ilgili bilgi vermek istiyorduk. Yani amacımız o yolun tespiti ve o yolu paylaşmaktı. Yoksa yolumu bulmak gibi bir şey yok!

* Peki Kıraç'ın müzikte paylaştığı yol ne? Ne kadar dile getirebildim bilmiyorum ama genel olarak albümlerimde dile getirmeye çalıştığım bir şeyi anlattım. Günümüzde dünyanın gittikçe daha umutsuz bir hal aldığını düşünüyorum. Zaten her şey çabuk tüketiliyor. Herkes de bu seviyesizliğin bir parçası olmak durumunda kalıyor. Bir baktım ki, dünyada, her dönemde bu çabuk tüketim evresi yaşanmış. Başka insanları düşünen insan sayısı da çok az. Toplum olarak büyük bir uykunun içinde yaşadığımızı düşünüyorum, bundan kurtulmak için de cahilliğe karşı savaşmalıyız. Ama günümüzde eğitim de pirim yapmıyor.

* Bu albümün mesajı ne? Sadece şu: 'Bir ülkedeki insanların biraz daha kendileriyle ilgili 'ben neyim?' derdine düşmesi lazım. Yani günümüzde şarkıcıların benim gibi konuşması ukalaca geliyor ama ben normal vatandaş olsam da bunları söyleyeceğim. Çevrenizle ilgilenin, tek düşünceniz daha fazla para kazanmak ve karnınızı doyurmak, daha çok araba almak ve daha fazla kadınla sevişmek olamamalı! Dünyayı bu kadar da basite indirgemememiz gerekiyor. Ben bir şarkıcı olarak bunları söylemeyi vazife biliyorum. Hem de rahatsızım.

* Rahatsızlıklarınızı en çok dile getirdiğiniz albümünüz bu mu? En net olarak dile getirdiğim albümün bu olduğu söylenebilir. Sound olarak da sert bir albüm. Albüm içindeki yoğun müzikaliteden dolayı sert bir yapım oldu. Yoğun müzikalite, toplumun geniş bir kesiminin çok da umrunda olmayabilir. Bu birazcık sanatçı mastürbasyonu gibi algılanır ama hayır! Burada benim öyle bir durumum yok! Benim gibi birkaç sanatçı daha Türkiye'nin kirlenen sound'unu çıkarttığımız albümlerle temizlemeye çalışıyoruz. Albüm çıkarmak çok ucuzladı. Ben ille de albüm çıkaran kişi okullu olsun demiyorum ama birazcık da işini bilen yapsın!

FARK ANLAŞILIR

* Türk toplumu bu albümdeki sound'a hazır mı? Müzik sürekli bozuluyor ve bunu dejenere insanlar yapıyor. Müzik gittikçe kalitesizleşiyor. Bu albümün sound'u sert gelebilir ama ben Türk toplumunun bu sound'a hazır olduğunu biliyorum. 13 şarkı var. 3.5-4 seneden sonra insanlara ciddi bir materyal verelim istedik. Birazcık konsantrasyon kaybına neden olabilir ama aldığım eleştirilere bakılırsa dinlendikçe içine girilecek. Yüksek sesle kaliteli ortamda dinlenirse fark anlaşılacak. Bu albümün tamamının beğenileceğini ve kıymetleneceğini düşünüyorum. 'Ne Kıraç aynı şeyi yapıyor' desinler ne de 'Sen ne yaptın? Biz seni böyle bilmiyorduk. Ne gerek vardı' demesinler... Felsefesi de olmalı! Verdikleri paranın tam hakkını almak dinleyicinin hakkı ve bana saygı duyduklarını biliyorum.

* Yaptığınız dizi müziklerinin, albümlerinizin önüne geçtiğini düşünüyor musunuz? Zaman zaman geçti. Ama ikisini de ben yaptığım için bir sıkıntıya düşmedim. Çünkü kendi kendimin rakibi değilim! 'O benim yan işim' diye düşünemem. İnsanların dizi müziklerini sevmesinden de memnunum.

* Eurovision'da Sertab Erener'in birinci olduğu dönem eleştirileriniz vardı. Bu yıl nasıldık? Eurovision başlı başına bir facia! Bana teklif etmeyi düşünseler bile son anda vazgeçerler. Bu adam orada çıkar, bir şey der diye...

* Yapar mıydınız? Bu mantık değişmediği müddetçe olmaz. Ben Müslüman, milliyetçi ve komünistim. Oraya Kıraç değil, kasedi olmayan biri çıkmalı. Ayrıca İngilizce konuşalım maymunluğuyla oraya katılmayalım! Madem müzik evrensel, o zaman Arapça katılalım! Niye Arapça, Farsça konuşmuyoruz. Maymuna döndük. Bizden tiksiniyorlar. Gittikçe komik oluyoruz. Adam bir şarkı yapıyor, Türkler anlamıyor. Hepimiz İngilizce öğrenmek zorunda değiliz. Bu zorunluluğumuz yok!

* Peki nasıl katılmalıyız? Yeni bir beste gerekmiyorsa, bir türkü seçelim gönderelim. Mesela; 'Eşeği Saldım Çayıra' gayet güzel bir türkü. Onunla katılalım. Tamam serttir ama kötü değildir. Tuhaf tuhaf bakarlar. Bakın onu İngilizce de söyleyebilirim. (gülüyor) Anlasınlar diye... Sen Necip Fazıl, Nazım Hikmet'in yaşadığı bir ülkede küstahlık yapamazsın, kusura bakma! Kafatasçı milliyetçilik değil benimkisi...

* "Shake It Up Shekerim"i nasıl buldunuz? Kenan iyi müzisyen. Müziği bilir ama İngilizce anlayışını o getirmedi. İlerici mi, gerici miyim şimdi ben?

* 40 yaşında evlenmeyi ve 3 çocuk istediğinizi söylüyordunuz. Ayşe Şule Bilgiç'le planlarınız hala aynı mı? Mutlu bir beraberliğimiz var, herhalde çok uzun süre beklemeyiz. Yani bir yılı bulmaz ama tarih yok şu an... Hala üç çocuk düşünüyorum, biri yedek kalsın...

* Ayşe Hanım'ın sizi eleştirdiği oluyor mu? Eleştiriye açık bir insanım. Ayşe de sevdiğim bir insan. Bazı konularda benden daha mantıklı. Bir de karakterlerimiz birbirine çok yakın. Ben 17 Haziran, o da 4 Haziran doğumlu... İkimiz de İkizler burcuyuz. İkizler burcu kendi burcundan olan insanların eleştirilerini dinler.

* En çok hangi yönünüzü eleştiriyor... Fevri olma şunları söyleme dediği oluyor mu? İlk başlarda oluyordu. Ama alıştı. Çünkü benim hayata karşı bir duruşum var. Onun eleştirilerini ne kabul ediyor ne de reddediyorum. Oturup dinliyorum. Saçlarımı eleştiriyor, uzatmamı istemiyor.

* Yaptığınız "Fenerbahçe Marşı"nın çalıntı olduğu iddiaları ortaya atıldı... Evet, '1 Mayıs' marşından çalıntı olduğu söylendi. Bırakın her şeyi teoride ve teknikte o söyleyen kişiyle birlikte mi çaldık? Nereden biliyor? Birisi bana bunu diyorsa ve ben onu tanımıyorsam bu art niyettir. 1 Mayıs marşını çalamazsın ki, herkes bilir. Ayrıca Kıraç salak mı?

* "Beyaz Gelincik"in jenerik müziği için de çalıntı iddiaları ortaya atılmıştı... Hepsi için atıldı. En çirkini "Fenerbahçe Marşı" için oldu. "Zerda" dizisinin müzikleri için 6 kişi geldi. "Ben yaptım" diye... 500'ün üzerinde eserim var. Meramımı insanlarla paylaşmak için başıma bu kadar iş açtım ama hayatımı gururla yaşıyorum. Eğer farklı düşünceler olursa, elimin tersiyle her şeyi bir anda iterim, bu işi bir anda bırakırım..

* Bu söylediğinizde samimi misiniz? Saygınlığımı kaybettiğimi düşündüğüm anda bırakırım.

ASLI ÖRNEK - SABAH GAZETESİ