Menü
Röportaj : Yonca Evcimik'le çok özel...
06 Mart 2007 Salı - 23:35 GMT
Yonca Evcimik

42 yaşındaki ünlü şarkıcı Yonca Evcimik "Yoncimik'in Maceraları" adlı serinin ikinci kitabı "Doğum"u yayınladı. Kitapta çocuklara dünyaya nasıl geldiklerinin anlatıldığını söyleyen Yoncimik, "Benim çocuk konusunda cesaretim yok" diyerek ekledi: Belli de olmaz bugün yatar, yarın uyanır ve doğurmaya karar verebilirim."

Çocukların sevgilisi şarkıcı Yonca Evcimik, "Yoncimik'in Maceraları" serisiyle çocukların bir kez daha gönlünü fethetti. Serinin ikinci kitabı 'Doğum' geçtiğimiz haftalarda raflardaki yerini aldı. Yoncimik şimdi kitap için Milli Eğitim Bakanı'ndan onay bekliyor. Çocuklara karşı büyük sorumluluğu olduğunu söyleyen sanatçı, en ilginç açıklamayı ise "Neden çocuk sahibi olmadınız?" sorusu üzerine yapıyor. Çocukları çok sevdiğini ancak çocuk sahibi olmanın büyük bir sorumluluk söyleyen sanatçı "Benim çocuk konusunda cesaretim yok. Ama belli de olmaz bugün yatar, yarın uyanır ve doğurmaya karar veririm" diyor. Şu an 42 yaşında olduğunu ifade eden ünlü popçu bir yandan da ekliyor: "Biyolojik yaşım 26".

* Kitap çıkarmaya nasıl karar verdiniz?

Benim burada varoluş şeklim şarkı söyleyeyim, dans edeyim, ekranlarda boy göstereyimden çok başka neler yapabilirimin sorumluluğu... Çocuklar beni çok seviyor. Ben de çocuklara yönelik eğitici bir şey yapmaya karar verdim. 1990 yılından bu yana 'Yoncimik' ismini kullanıyorum. Ama 3 yıldır çocuk ağırlıklı projeler üretmeye başladım. Türkiye'de ilk yerli lisanslı ürün olayım istedim. Çocuklar Barbie, Sindy gibi ürünlerle ilgileniyorlar. Hiç Türk ismi duyabiliyor musun? Oysa bizim çocuklarımız hep yabancı kültürün yazıldığı şeyleri okuyor. Ben de çocuklara kendi sosyo-ekonomik durumumuzu aşılamak istedim.

* Bu kitapları Milli Eğitim Bakanlığı'na gönderdiğinizi duydum...

Evet gönderdim. Şu anda Talim Terbiye'de. Bir ay sonra çıkar mı bilmiyorum ama Milli Eğitim desteklerse daha da güzel olur.

* Bu misyonu size kim yükledi?

Açıkçası bu büyük bir sorumluluk ve ben bu misyonu nereden aldım bilmiyorum. Çocukların bana neden ilgi gösterdiğini de anlamış değilim. Her jenerasyon beni bir şekilde yakalıyor.

* Bunun nedeni var mı?

Ruhen kendiyle barışık olmakla ilgili... Allah'a şükür mutluyum. Yaptığım işi seviyorum, bütün hayallerimi gerçekleştiriyorum.

YAŞIMLA DALGA GEÇİYORUM

* Hiç kavga etmiyormuş gibi duruyorsunuz.

Yok, çok sabırlıyım ben. Kavga etmekten hiç hoşlanmam. Şurada iki kişi kavga etse, elim ayağım titremeye başlar. Yüksek sesle konuşulmasından hiç hoşlanmam. Bu yüzden hiç kavga etmem.

* Çocukları bu kadar seviyorsunuz. Peki neden dünyaya çocuk getirmek istemediniz?

Çocukları çok seviyorum ama çocuk sahibi olmak büyük bir sorumluluk... Hele bu devirde... Eskiden de hep doğru zamanı bekledim. Benim bir sürü arkadaşım var; ilk hedefleri evlenip, dünyaya çocuk getirmek... O duygu bana bir geliyor sonra gidiyor. Yoğun olmadığı için hazır olmadığımı düşünüyordum. Çocuk konusunda cesaretim yok. Ama belli de olmaz bugün yatar yarın uyanır ve doğurmaya karar veririm.

* Tren kaçmadı yani çocuk için...

Bilemem ki... Biyolojik yaş çok önemli. Benim biyolojik yaşım 26'ıymış.

* Siz yaşıyla dalga geçen kadınlardansınız...

Evet gerçekten dalga geçiyorum.

* Dans denince ilk akla gelen isimlerdensiniz. Türkiye'de de dans bir meslek olma yolunda...

Ben klasik bale mezunuyum. Ama okurken Şan Müzikholi'nde başladım. 'Yedi Kocalı Hürmüz' ve 'Hisseli Harikalar Kumpanyası'yla başladım. O zamanlar da bir tane dans grubu vardı; o da Şan Tiyatrosu'ndaydı... Biz bir dönemin; 79-85 yılları arasında iş yapan tek dans grubuyduk. O gün bunları yapıyorsak, bugün Brodway'deki müzikaller gibi olması lazım değil mi? Ama hala çok geriyiz.

* Eskisi gibi çok yoğun dans etmiyorsunuz...

Göz önünde etmiyorum. Ama edeceğim. Yoğun bir şekilde dans etmem gerektiğini geçen akşam bir kez daha anladım. PowerTürk'ün gecesinde insanların dans etme gayretini gördükten sonra kendimi yaydığım için kızdım.

"ABONE" BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

* 'Abone'nin başarısı çok büyüktü...

Satışın 2 milyon 800 bin olduğunu duydum. O bana para olarak dönmedi çünkü ben öyle bir anlaşma yapmadım. Ama bu konuda kimseyi suçlayamam. Çünkü ben plakçımın kapısında yattım; 'albüm yapsın' diye.... Hiç önemli değil ama parayla satın alamayacağım bir şey kazandırdı bana. Türk Pop tarihinde öyle bir yere koydu ki; ne zaman dönüp bakılırsa ben orada olacağım. Oradan bu tarafa gelen yeniliklerde adım zikredilecek. Bunun üzerine ne ben ne başkası çıkamadı zaten. 17 sene olmuş... Gerçi koşullar da artık o günkü gibi değil!

* Bir dönem dünyaya açılma konusunda projeler üretiyordunuz ama çok uzun sürmedi....

1995 yılında bir tarafı Türkçe bir tarafı İngilizce olan bir albüm yaptım. Uçak dolusu bir ekiple gidip, Hollanda'da bir tanıtım bile yapıldı.

* Neden devam edilmedi?

Buraya yansımayan çok şey oldu. MTV'de 1995 yılında kliplerim dönüyordu ama burada MTV yoktu! Orada röportajlarım yapıldı. O ihtişamı burada yansıtıldı ve herkes yerine çekildi. İnsanların bu olayın arkasında durması gerekiyordu artık benim kendi başıma ilerleyecek bir durumum yoktu. Aradan 2 ay geçti ve İngiltere'den biri geldi. Bana "Listelerde bir numarasınız, sizin Avrupa menajeriniz olmak istiyorum" dedi.

* Peki sonra ne oldu?

Adam yok oldu, onunla yapacağımız proje de yok oldu. Adamcağız bize niye olmadığını da söyleyemedi. Biri 'yapma' dedi galiba...

* Öyle olduğunu nereden biliyorsunuz?

Yok bilmiyorum. Biz böyle tahmin ettik. O sonra çekti gitti. Ben ne yaptım "Her işte bir hayır vardır" dedim ve üzerine bir bardak su içtim.

ESİN ÖVET - MAGAZİN