Menü
Röportaj : Nalan: "Teessüf ederim Muazzez Hanım"
28 Şubat 2007 Çarşamba - 14:18 GMT
Nalan

"Türk Sineması Klasikleri" adlı bir nostalji albümü çıkaran Nalan, bu albüm yüzünden Muazzez Ersoy'la karşı karşıya geldi. Ersoy'un müzik direktörü Aliço'nun "Projemizi çaldı" sözlerine çok sinirlenen Nalan, "Aliço konuşurken hanımefendinin çıkıp, "Benim adıma konuşma" demesini beklerdim ama demedi. Akıllıca kenarda durdu. Çok teessüf ederim" dedi...

Nostalji albümü yapmak nereden aklınıza geldi?

- Konservatuvarda Türk Sanat Müziği eğitimi aldım. Sanat hayatımda 13. yılımı kutluyorum, değişik bir şey yapmak istedim. 13. yılın şerefine böyle bir albüm hazırladım.

Niye 13'üncü yılınızı kutluyorsunuz? Bir özelliği var mı 13'ün?

- 13, uğurlu sayımdır. Ben hep 13 numaralı evlerde oturdum. Ayın 13'ünde çok aşık oldum. Hayatımdaki bütün güzelliklerin arkasında hep 13 sayısı vardır.

Peki, müzikal anlamda 13 yıl önce nasıldınız, şimdi nasılsınız?

- Garo Mafyan ilk albümümü yaparken benden şarkıları haykıra haykıra okumamı istemişti. Öyle de okudum. Ama şimdi baktığımda yaptıklarımı beğenmiyorum. Şan bölümü talebesiyim ama şarkılarımı yanlış okumuşum. Sese fazla yüklenmemek gerekli. Ama ben de Muazzez Abacı hastalığı vardı. Attıra attıra okuyordum. Çok kötü bir modeldim yani.

Bu serinin devamı gelecek mi?

- Bu bir ara albüm. Belkıs Özener'in Türk filmlerinde seslendirdiği şarkılardan bir albüm yapıldıysa, ben de o döneme döndüm. Plak cızırtıları eşliğinde hiç efektsiz okudum şarkıları. İyi ki yapmışım, çok mutlu oldum. Yeni albümlerimde yine kendi bestelerime devam edeceğim.

Muazzez Ersoy'un 10 yıldır peşinde koştuğu 'Boş Çerçeve' şarkısını sizin apar topar alıp, albümünüze koyduğunuz, bu yüzden de kavga ettiğiniz gündeme geldi, doğru mu?

- Kavga yok... Ayrıca bu şarkıyı Muazzez Hanım da okudu. Herkes okuyabilir. Şarkı anlamında bir sorun yok yani.

Muazzez Ersoy'un müzik direktörü Aliço Bey size niye "hırsız" dedi o zaman?

- Güya ben onların projelerini çalmışım. Plak cızırtılarını kullanmam, sanki boş bir odada söylüyormuşum gibi şarkıları okumam onların projesiymiş. Ben bu fikri duymuşum ve onlardan önce davranıp, albümü yapıp, hemen piyasaya çıkarmışım. Hiç böyle bir şey olabilir mi Allah aşkına? Nasıl çalmışım? Neyi çalmışım? Bence Aliço kendi ağzıyla çok kötü battı. Mahkemede hesap verecek. Kulağıma hep bunlar geliyordu ama inanmak istemiyordum. Ne zaman basına yazılı açıklama gönderdiler, o zaman inandım. Ama iyi ki gönderdiler. Benim elimde dava açmam için bir kanıt oldu hiç olmazsa.

Sizce Aliço Bey bütün bunları yaparken tek başına mı hareket ediyor yoksa Muazzez Ersoy adına mı konuşuyor?

- Muazzez Hanım'ın müzik direktörüyüm diyor kendisi. Birçok yerde benim hakkımda atıp tutuyor. Eğer tek başına hareket ediyor olsaydı birileri çıkıp, "Benim adımı geçirme. Kişisel problemin varsa, bunu kendin hallet" derdi ama denilmedi. Birileri akıllıca kenarda durdu. Çıkıp Aliço konuştu. Ben de ona dava açıyorum.

Birileri dediğiniz kim, Muazzez Ersoy mu?

- Evet... Aliço konuşurken hanımefendinin hiçbir şey söylememesi garip değil mi? Bu olaylarla ilgili dünya kadar şahidim var. Projemin hangi tarihte başladığını ispatlarım. Arada çok büyük fark var. Ben 40 yıl öncesine gittim. Hanımefendinin albümü ise arabesk şarkılardan oluşuyor.

Siz de akıllı davranıp kenarda dursaydınız, konuşmasaydınız o zaman...

- Ah, ben çok akılsızım işte. En büyük zaafım da aniden gaza gelmektir. Benim evden dışarı fazla çıkmamamın sebebi de budur zaten. Çünkü haksızlığa gelemem, hemen cevap veririm. Bu olay beni çok üzdü. Ama Bülent Ersoy'a teşekkür ederim. O beni çok motive etti. O gerçek bir diva.

Daha önce Muazzez Ersoy'la tanıştınız mı?

- Evet, bestemi okudu hanımefendi. İlk tanıştığımda çok sevecen, çok tatlıydı. Ben de şaşırdım bu duruma zaten. Proje hırsızı yaptılar beni. Çok teessüf ederim. Böyle bir şeyin içinde olmaktan utanç duyuyorum. Bu tip stratejilerle baş edemem. İnsan harcamak bu kadar basit değil. Çok ayıp! Ben "Yeni nostalji kraliçesiyim, nostalji serileri yapacağım" demiyorum. Bir iddiam da yok. Ne isteniliyor benden anlamadım! Amaç reklamsa, ben yanlış adresim.

Reşat Çalışlar'ın, "Beni Kalbimden Vuranlar Var Ya" kitabını okudunuz mu?

- Evet, okudum.

Kitabın adı da sizin seslendirdiğiniz bir şarkının sözü... Hikaye, bir abazanlık hikayesi ve içinde de sizden bahsediliyor. Okuyunca ne hissettiniz?

- Bunu Reşat'a söylemedim ama kitabı okurken biraz utandım. Çünkü bu kitap abazanlığın kitabı. İçerisinde bazı hikáyeler var, benim şarkılarımla büyüler falan yapılıyor. Kitapta memleketin bugünkü durumuna hoş bir yaklaşım var yani. Kitabı okuyunca ancak bana da böyle bir kitap yakışırdı dedim. Hayatım böyle ilginçliklerle dolu işte.

Reşat Bey sizden, "eziklik duygumuzu en iyi yansıtan sanatçılardan biri" olarak söz ediyor. Böyle ezilmişlerin sesi durumunuz var değil mi?

- Hep şarkılarımda, "Sen gittin ama ben bitmem, ayaktayım" tarzım var. İşte o şarkı da bunun en son noktasıydı; "Beni kalbimden vuranlar var ya, sürüne sürüne kapımı çalacak..." Gerçekten tüm ezilmişlerin şarkısıydı bu. Sevgi olarak da, iş olarak da her şeyi ifade ediyordu. Ama beni ifade etmiyordu.

Kaynak: Hürriyet Gazetesi / Kelebek