Menü
Röportaj : Yonca Lodi: "Evli olduğumu kimse bilmiyor"
21 Şubat 2007 Çarşamba - 12:10 GMT
Yonca Lodi

Üçüncü albümü "Yolumu Bulurum" ile 5 yıl aradan sonra müzik dünyasına dönen Yonca Lodi, 10 yıllık evli ve 3 yaşında bir çocuk annesi olduğunu kimsenin bilmediğini söyledi. Lodi, "Evlilik müzik kariyerimi besleyen bir paylaşım. Ama boşansam bir daha evlenmem" dedi.

Albümünüzü dinledim, en çok da çıkış şarkınızın adına takıldım. Neden "Hıçkırmalısın", insan zorla ağlatılır mı?

- Asıl Aysel Gürel’e sormak lazım bunu, ama bence çok güzel bir laf. Herkes Aysel Gürel’e "deli" diyor, oysa inanılmaz derinliği olan bir kadın. Mesela bu albümdeki "Saklanma" şarkısının sözleri de müthiş: "Saklanma anılar ardına sakın! Anılar şeffaftır, sen görünürsün... Bir de ben arkamdan ışık alırsam, beni olduğumdan büyük görürsün..." Yani dehşet bir ironi! Ben de söz yazıyorum ama böyle bir detayı ancak 20 yıl sonra yakalayabilirim herhalde...

Zaman zaman ortadan kayboluyorsunuz. Neden?

- Ben sahneyi hiç bırakmadım. Nasıl bırakabilirim ki zaten, yaşayamam sahnesiz ve müziksiz... Benim mesleğim bu. Sadece yeni bir şey üretmediğim zaman çok göz önünde olmayı sevmiyorum. Ne anlatacağım televizyon programına gidip, 2 bin 550’nci kez aynı şarkıyı söylemekten başka ne yapabilirim orada? Bana bir albüm için "Yeni malımız bu" diye koşturmak da bir şey ifade etmiyor. Promosyon gezilerinden hoşlanmıyorum.

Yine şarkılarınızda "Büklüm Büklüm" havası var. Özellikle "Aldım Başımı Gidiyorum"da bu daha çok belli oluyor.

- Evet, bu benim hoşuma giden bir tarz. Şimdi var mıdır "Selvi Boylum Al Yazmalım" yayınlandığında seyretmeyecek insan? 28 kere seyrettim ben mesela... O, Türklüğümüzden gelen havadır ve hiçbir zaman ölmez. Sahne repertuvarıma da bakıyorum, genelde nostaljik şarkılar var. Eskiyi özlemediğimiz tek bir gün var mı?

Lakap gibi duruyor ama Lodi gerçek soyadınızmış... Ne anlama geliyor peki?

- Lodi prens soyundan gelen anlamında eski bir soyad... Eski bir Urdu prensliğinden gelmiş. İlk albüm kapağında adımla soyadımı birleşik yazdıklarında anlaşılmamıştı. Bendeniz ve Of Aman Nalan durumu gibi oldu. Yıllarca "Benim soyadım bu" diye kendimi yırttım tabii...

Evli misiniz?

- Evet, hem de 10 yıldır... 21 yaşında evlendim. Her şeyi beraber yaptık, iyi ki de evlenmişim. Seçimimden çok mutluyum. Çok konuşmadım bununla ilgili gerçi... Kimse bilmez evli miyim, değil miyim. Saklamadım ama konuşmamayı tercih ettim. Bu iki kişinin hayatıydı ve deşifre olmasını istemedik.

Çocuğunuz da vardır ve bilmiyoruzdur kesin!

- Evet, 3 yaşında bir oğlum var. Adı Egehan var. Küçük adamım o benim...

"Sanatçılar kariyerle evliliği bir arada yürütemez" inancı vardır. Bu konuda ne diyeceksiniz?

- Bence evli ve evinde huzurlu bir insan, her şeyi çok iyi götürür. Bu evli ve çocuklu dezavantajı bir tek Türkiye’de var. Bakın Hollywood’dakilere arka arkaya çocuk yapıyorlar ve evliler. Zaten huzurun onlar da farkındalar ve huzuru evlerinde, çocuklarında buluyorlar.

Genç yaşta evliliğe de pek sıcak bakılmaz, siz ondan da memnunsunuz. Neden?

- Yaş ilerleyince bencillik artıyor. Ben 30 küsur yaşındayım. Eğer evli olmasam, şimdi evlenmek zor gelebilirdi. Sıkıntılarımız, üzüntülerimiz olmuyor mu? Oluyor tabii, ama minimumda yaşıyoruz bunları. Evliliğim, benim müziğimi besleyen bir paylaşım. İki albüm arası çocuk işini de hallettim, daha ne olsun?

Boşanmalar arttı, şimdiki nesil pek evlilik taraftarı değil...

- Allah korusun ama boşansam ben de bir daha evlenmem. Aynı şeye cesaret etmek kolay değil. Çünkü aynı evin içinde bir insanla yaşamak zor. Evlilik gibi evlenmemek de bir tercihtir. Evlilerin bekarlara evlen diye baskı yapması anlamsız.

- Bu albümde Melih Kibar’la çalışmıştınız, değil mi?

Evet... "Melih Kibar çalıyor, Yonca Lodi söylüyor" konser projemiz vardı. Hepsi kaldı. Ben Melih ağabeyin öldüğüne inanamıyorum. Bazı insanlara ölüm yakışmaz ya, benim için öyle bir insan o da... O kadar çabuk gitti ki... Şubat sonunda bu projeleri konuşuyorduk, nisan ayında hastanedeydi ve derken apar topar gitti.

- Albüme onunla başladınız ama yarı yolda bir başınıza kaldınız...

Stüdyo kaydını bitirdim ve eve gelene kadar "Umarım beğenmişsindir, bana ne olur bir mesaj ver" diye konuştum onunla. Eve gelip televizyonu açtım, bir kanalda Melih Kibar piyano başında şarkı söylüyor ve bir şeyler anlatıyordu. Kalakaldım ve o gece çok ağladım.

Röportaj: Dilek DALLIAĞ - Hürriyet Gazetesi