Menü
Röportaj : Işın Karaca'nın dramı...
26 Ocak 2007 Cuma - 14:15 GMT
Işın Karaca

Işın Karaca, yepyeni bir hayata atıldı; "18 yıllık sevgilim" dediği sigarayı bıraktı, kilo verdi, estetik yaptırdı ve en önemlisi yaşam felsefesini değiştirdi. Bugüne kadar hep başkalarının hayatını yaşadığını söyleyen Karaca, "8 yıl Sezen Aksu ile çalıştım, onun hayatını yaşadım. Ondan üç yıldır ayrıyım ve kendimi yeni tanıdım" diyor...

Şimdiye kadar saygı gösterdim

"İstenilen gelin miyim? Zannetmiyorum. Şimdiye kadar son derece saygı gösterdim, ama biraz felsefem değişti. Çünkü herkesi mutlu etmekten yoruldum. Erdem'le 10 yıldır aynı evde yaşıyoruz, banka hesaplarımız bir, onun için artık gerisi bana boş."

Artık hayatımdan vazgeçmem

"Düğünümüze gelen gelir, gelmeyen bir gün gelecektir. Ben başkaları yüzünden hayatımdan vazgeçmeyeceğim artık. Yeniden anne olmayı çok istiyorum. Ama tiroid ve hormonal problemlerim var. Sağlık problemlerimi çözdükten sonra tekrar anne olabileceğim."

"Hayat felsefem değişti, 18 yıllık sevgilimi terk ettim" diye başladınız söze...

- Baştan alayım... Çok küçüktüm, çok zayıftım ben. Sonra tiroid oldum, şişmanladım. Hep zavallı şişman kız, ama iyi şarkıcıydım! Ama sonunda büyümek için küçülmem gerektiğini kabullendim. Önce sigarayı bıraktım, yani 18 yıllık sevgilimi terk ettim, sonra spora başladım. Artık formda bir vücudum olsun, çok güzel görüneyim istiyorum. Hayalimdeki beni keşfettim. Bunu kitap halinde yazıyorum.

Yaşamınız temelden değişti bu sözlerden sonra yani...

- Evet, terapistim bana "Hayat felsefeni değiştirmeni rica ediyorum" dedi. Artık kırıcı olabilirim, ama bunu herkese tavsiye ediyorum, çünkü hayat çok kısa! Cool bir hayat hoşuma gitmeye başladı. Spor, sağlık, sevdiğim adam, müzik, kitap; çok hoş... Acılarım da çok net artık, ayrıca mutsuz ve depresif hallerimi de seviyorum. Gerçi bizim ekipten bir tek ben seviyorum, başka da kimse sevmiyor depresif halimi ama... Neyse, özetle kendimle çok baş başa kaldım bu aralar.

Daha önce nasıl yaşardınız?

- Ben uzun zaman başka başka insanların hayatlarını yaşadım. İlk eşimin hayatı mesela... Sonra, 8 yıl Sezen Aksu ile çalıştım, onun hayatını yaşadım. Arada kendi hayatımı yaşamayı unutmuşum. Sezen'le olan güzel bir dönemdi ama onun hayatıydı o. Ben onun hayatına monte olmuştum, onun bir parçasıydım. Ama şimdi değilim. Bu tabii ki büyük bir boşluk yarattı hayatımda. Sezen'den üç yıldır ayrıyım ve kendimi yeni tanıdım. Muhtemelen bu da Sezen'in bilinçli yaptığı bir şeydi.

Yani Sezen Aksu, kendinizi tanımanızı sağladı...

- Evet, hakikaten benim için çok bilge insandır. Seçilmiş insan olmak çok başka bir şey. Ben de seçilmiş bir insanım... Binlerce kişinin karşısına çıkıyorsun, ağzından çıkan lafı milyonlarla paylaşıyorsun. Bunu şimdi anladım ve hayat daha iyi benim için. Ama sinir hastalığım hala geçmedi.

Sinir hastası mısınız?

- Kronik tiroid yüzünden sabahları dünyanın en sevimsiz insanı oluyorum.

Geçen ağustosta evleniyordunuz, düğün bir kez daha iptal edildi. Neye varacak bu yılan hikayesinin sonu?

- Ben evleniyorsam, beni seven herkesin orada olmasını isterim. Bugünkü günde aşk kolay elde edilen bir şey değil. Artık çapkın erkeklerin ve kadınların olduğu bir dönemde yaşıyoruz.

Sevgiliniz sizi aldattı mı hiç? Bir kadından söz etmiyorum; hayal kırıklığı yaşatmak gibi, belki yalan söylemek gibi...

- Hiç aldatmadı. Çünkü biz yoktan var olduk, beraber büyüdük. Ben neredeyse çocukken yaptığım evlilikten olan 3 yaşındaki oğlumla karşısına çıkmıştım Erdem'in. O 20, ben ise 23 yaşındaydım. Bu saatten sonra aldatmak, gitmek çok cesaret ister. Ben hala her sabah öperek uyandırıyorum onu ve hala içim titriyor. Demek ki bu ilişki devam ediyor.

Tartışma, öfke hiç mi olmuyor? Hep böyle güllük gülistanlık mı her şey?

- Yooo, biz birbirimize kızan, kavga eden bir çiftiz. Bazen evi terk ediyorum ve geldiğimde bir şarkıyla karşılaşıyorum.

Krizlerden şarkı doğuyor yani sizin evinizde?

- Evet. Biz stüdyoda saç saça baş başa kavga etmeye bayılıyoruz. Birbirimize giriyoruz ve o adrenalin ne oluyor biliyor musun! Zevkle dinlediğiniz o şarkılar çıkıyor ortaya...

Bir şey merak ediyorum; Sezen Aksu Okulu'ndan mezun olmak ne demektir?

- Bu basının uydurması tamamen! Sezen Aksu da orada "Ben öğretmenim" diye oturmuyor ki, hatta buna çok gülüyor. Tamam, o hakikaten bir sofra ve binlerce hayat dersi var. O konuları algılamak, alıp kendine göre yoğurmak sana düşüyor. Kadın zorla "Şunu yapacaksın, böyle davranacaksın" demiyor yani. Okullar seçilmiş insanlar içindir. Ben seçildim. Ama şimdi bir dönem uzaklaştırmam var. Bunun da kendimi keşfetmem için olduğuna inanıyorum.

Yeniden anne olmak istiyor musunuz?

- Evet. Ama tiroid ve hormonal problemlerim var. Sağlık problemlerimi çözdükten sonra tekrar anne olabileceğim.

Çok incelmişsiniz. Bu değişimde estetik mucizesinin de payı var mı?

- Evet, 6 ay önce yağ aldırdım. Her yerimden törpülettim, artık gıdım da yok. Şimdi Ajda Pekkan'ı çok iyi anlıyorum; ben de bir an önce kilo vermeyi bekliyorum ki gidip sağımı solumu toplattırayım! Bu gerçekten çok güzel bir duygu... Kendini iyi hissetmen için eğer bu gerekiyorsa, yapacaksın. Ancak yüzüme asla dokunmuyorum, dokundurtmuyorum.

Hürriyet Gazetesi / Kelebek