Menü
Röportaj : "Özgür Akkuş, bende özgürüm..."
17 Ağustos 2010 Salı - 17:02 GMT
Özgürüm

"Özgürüm" isimli albümüyle müzik marketlerde yerini alan ve "Albümde de belirttiğim gibi; bu albümde duyduğunuz bütün şarkılar yaşanmış hikayelerden alınmıştır... Lütfen özgürce dinleyiniz..." diyen Özgür Akkuş röportajı...

Müzikle uğraşmaya ne zaman başladınız ve albüm yapma kararını ilk olarak ne zaman aldınız?

Müzikle uğraşmaya 1993 yılında Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde THM eğitimiyle başladım. 1994 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar ana sanat branş dalı şan öğrenimiyle müzik eğitimime devam ettim. 2002 yılında mezun oldum. Albüm çıkarma düşüncem 2000 yılında Sony Müzik'te başladı. Yaptığım demo çalışmam onay alınca albüm çalışması başladı. Fakat şirket içindeki yönetim boşluklarından dolayı biten albümüm rafa kaldırıldı. 2010 Ocak ayında ise "Özgürüm" albümüm müzik marketlerdeki yerini aldı. Albüm öncesinde rahmetli hocam Melih Kibar ile  çalışmalarım da oldu, birçok konser verdim. Ayrıca, 2000 yılı Melih Kibar yorumculuk yarışmasında birincilik kazandım.

"Özgürüm" adlı ilk albümünüzün hazırlık aşaması ne kadar sürdü ve albümde kimlerle çalıştınız?

Albüm çalışmam yaklaşık 5 sene sürdü. 2005 yılında başladık, şarkı seçimleri vs. derken süreç uzadı malum... Albümdeki söz yazarları; Soner Şahinoğlu, Bora Turgay, Gökhan Şahin, Serkan Söylemez, Aysegül Kartal, Yasemin Pulat, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan ve 2 şarkının da sözleri bana ait, ayrıca albümümde 9 adet bestem bulunmakta. Aranjeler ise Yıldıray Gürgen, Mert Ali İçelli, Berkay Şenol ve Serkan Ölçer'e ait.

Albümünüzün ismi çok enteresan, neden "Özgürüm" ismini tercih ettiniz ve Özgür Akkuş ismini albüm kapağında neden kullanmadınız?

"Özgürüm" demek kadar, anlatmak ve yaşamak hatta insanlara bunu hatırlatmak istedim. Özgürlüğümüzün kısmen de olsa bazı engellere takıldığı ve küreselleşen dünyada ifade zorluğu çektiğimiz bu dönemde ismen dahi olsa hatırlatmak ve hatırlanmak istedim. Sanatçı olmak insanlara tek bir dilden hitap edebilmeyi de gerektirir, evrensel bir dil olan müzikle özgürlüğümüzü yakalamaya geldik. Özgür Akkuş, bende özgürüm...

Yaptığınız müziği nasıl tanımlıyorsunuz? Albümünüzü hazırlarken tarzından etkilendiğiniz isimler oldu mu?

Albümde de belirttiğim gibi; bu albümde duyduğunuz bütün şarkılar yaşanmış hikayelerden alınmıştır... Lütfen özgürce dinleyiniz... Etkilenmiş olabilirim ama tamamen bana özgü ve özgürce bir çalışma oldu.

"Benim Sevgim" ve "Kayıp Şehir" adlı şarkılarınız kliplendi, bu şarkıların albümünüzde yer alma hikayelerini anlatır mısınız?

"Benim Sevgim" aslında ismi "Papatya Kurusu" olan talihsiz şarkım, çok enteresan zorluklar yaşadı ama en sevdiğim şarkılarımdan bir tanesidir. İnsanlar kimlikleriyle, şarkılar da isimleriyle yaşar... 2006 yılında yaptığım bir eser, "benim sevgim sana da bana da yeter".. "Kayıp Şehir" adlı şarkımın ismini zor kurtardım! "Papatya Kurusu" adlı şarkımdan yaklaşık 5 ay sonra yaptığım bir şarkı, gece yarısında gözümden düşen yaşlarla yoğrulmuş, ölümsüzlüğüne inandığım bir şarkım... Bu iki şarkı da çok istenildi ama çok da direndiler bu albümde olmak için!

Gökhan Türkmen ile "Kayıp Şehir" adlı şarkınızda düet yaptınız, bu şarkı için nasıl bir araya geldiniz?

Kayıp Şehir'i ilk bestelediğim dönemde Gökhan'a internet üzerinden göndermiştim bu şarkıyı, daha onun da albümü çıkmamıştı henüz. Çok sevdiğini söylemişti Kayıp Şehir'i, Gökhan'la güzel anları paylaşmak ve anlatmak çok keyifli, kendisine buradan sevgilerimi gönderiyorum… Kendiliğinden gelişen bir anda olan bir fikirdi, benim albüm çalışması esnasında ortaya çıktı, güzel de oldu. Bu çalışmaların devamı gelecektir.

Şu günlerde, klip şarkılarınız dışında albümünüzde hangi şarkılar öne çıkıyor? Başka hangi şarkıları kliplendireceksiniz?

"Radyoda Yine Sezen Çalıyor", "Bir Boşluk Var", "Tütün", "Kemer Oyunu", "Ters Gidiyor"... aslında hepsi diyebilirim... Sonraki klipler "Radyoda Yine Sezen Çalıyor" ile "Kemer Oyunu"na gelecek diye bir his var içimde, "Bir Boşluk Var"da cabası...

Albümünüzde sözleri Pir Sultan Abdal'a ait "Döndüm" ve sözleri Karacaoğlan'a ait "Karagözlüm" isminde 2 farklı şarkı var, türkü tadındaki bu şarkıları bestelerken nasıl bir ruh hali içindeydiniz?

Çocukluğumda türküyle yoğrulmamın verdiği avantajla Pir Sultan Abdal ve Karacaoğlan sözlerine ruh katmak ve onları tekrardan canlandırmak mükemmel bir duygu. Sanki o an yanındalar, hem eskide hem yenide hep birlikte, işte eskimeyen duygu ve düşüncelerin gerçek sanatçıları onlar, onları bir nevi yaşamak ve yaşatmak da bizim elimizde. Ben yapmam gerekeni yaptım ama doğrusunu yaptım. Sözler ezgiyle bütünleşti ve hayat buldu. Benim için çok önemli şarkılar ve bu günlerde “Döndüm” isimli şarkı için Eskişehir'de okuyan sevgili arkadaşlarım animasyon klip hazırlıyorlar, çok yakında bitecek olan güzel bir çalışma olacak.

Son dönemde yapılan albümleri nasıl buluyorsunuz? Beğendiğiniz albümler ve isimler hangileri?

Son dönemde yapılan güzel şarkılar var albümlerde ama pek az, neden diyeceksiniz, çünkü insanlar tek şarkıyla çıkıp meşhur olma derdinde! Gerisi gelir mi gelmez mi bilinmez ama 90'lı yıllardaki tüketim çılgınlığı yeniden baş göstermeye başladı sanki.  Herkes şarkıcı, herkes ünlü, herkes güzel ve yakışıklı! Sorun kendiliğinden çözüme erişecek diye ümit ediyorum. Hatalar kendi içinde bazı doğruları da yakalar, yanlış hata olmaz. Piyasaya çıkan her çalışma yüzyılın en iyisi diye çıkıyor ve kimse eleştirmiyor! Bizim futboldaki eleştirmenler kadar müzikte de eleştirmen olsaydı başarıyı çoktan ülke olarak yakalamıştık. Başarı bireye indirgendiğinde sadece bir kaç kişinin yaptıkları önemseniyor ve onlarla yaşlanılıyor. Bende varım, yavaş yavaş… ama emin, "su akar yolunu bulur" başka söze gerek yok, üretmeye ve çalışmaya devam. "Atıl Kurt" diye filmlerden kafamıza kazınan "Tarkan" ne zaman "bu sofraya siz de katılın" diye bir ayaklanma başlatır bilinmez ama yeri başkadır. Bir de son zamanlarda dinlediğim "Özgürüm"... Sanatçı insan kesemez, kesenler de sanatçı geçinemez! Özgürüm...

Eurovision şarkı yarışması hakkında ne düşünüyorsunuz? Manga'yı nasıl buldunuz?

Manga başarılı bir iş çıkardı ama başarı tektir, birinci olmayanın adı kitaplarda geçmez sadece birinciler hatırlanır. Manga'nın yeri bu ülkede ve Avrupa'da bellidir, yılın sanatçısı ödülünü almıştır vs… Futbolda Avrupa, sanatta Amerika... En büyük müzik kimliğine sahip bir milletiz, Fazıl Say'a itibar etmiyoruz, doğru söyleyeni köyünden kovuyoruz! Masallarla büyüyüp kendimizi avutuyoruz... Övünülecek değerlerimizi yere seriyoruz, güneşte kurutulup ser vurup serpiliyoruz… Siyasi ve politik bir yarışmanın dışına çıkamayacak vasat bir yarışma Avrupa'dan dışarı çıkamaz ve dünyada itibar bulamaz. Ülke olarak bazı sanatsal faaliyetleri üstlenmemizin zamanı geldi. Avrupa bizi seyretmeli artık. Bizim müziğimizden etkilendiler, bizden daha iyi değiller.