Menü
Röportaj : Flört'ün ilk röportajı SözMüzik.Com'da...
21 Temmuz 2010 Çarşamba - 18:57 GMT
Flört

Ozan Kotra, Çağatay Kehribar ve Timsah (Hakan Çağlar)'dan oluşan Flört grubunun dört yıl boyunca üstünde titizlikle çalıştığı "Demli" albümü, Seyhan Müzik Gold etiketi ile tüm müzik marketlerde yerini aldı. Ve grup, albümün ilk röportajında Mine Ayman'ın sorularını yanıtladı...

Grubunuz ilk olarak nasıl kuruldu ve bir araya geliş hikayenizi anlatır mısınız?

Ozan: 2000 yılının yaz aylarına doğru "Kim Bunlar" dörtlüsü arasında ruhani bir kopuş başlamıştı. Maddi ve manevi zor durumda kalmıştık. "İstediğimiz şey bu değildi" diyorduk kendimize. Biz "Bekarlardık" ve öyle mutluyduk."Ve" adında albüm yapmış, Prestij şirketinin bizden beklentilerini tamamen bitirme ve kendimizi de ipe çekecek bir albüm yapmıştık. Ve "Kim Bunlar" dosyasını kapatmıştık. Barış gruptan ayrılmış, yerine 96'dan beri tanıyıp sevdiğimiz Çağatay'ı alıp, zaten hiçbir zaman sevmediğimiz "Kim Bunlar" ismini TMSF'nin emin ellerine teslim edip, 2000 yılının Kasım ayında ismi belli olmayan bir grup olarak ilk "Flört" albümünün kayıtlarına başladık. "Yola Devam" ve "Yalnızlık Mevsimi" gibi ilk "Flört" hitleri bu albümdedir.

"Flört" ismini kim buldu ve bu ismin bir hikayesi var mı?

Ozan: Hep "Delik Paraşüt" isimli bir grubum olmasını isterdim. O dönemde "Blör" ve "Pulp" gibi İngiliz gruplarını dinliyordum. Kısa ve anlamı geniş bir isim olmalıydı. İlk albümün kayıtları esnasında "Flört" nasıl olur dedim. Uluğ Aydeniz'in "Sörf Tahtası" fikrinden daha iyiydi.

Timsah: Hayır oğlum yanlış hatırlıyorsun. Bir akşam Ozan'la beraber grubun ismi hakkında düşünüyorduk. Kulağımıza hoş gelen sevdiğimiz grup isimlerini konuşuyorduk. Sonra "Pink Floyd" isminin kakafonisi üzerinde düşünürken, birden Ozan "Pink Flört" olsun diye şaka yaptı. Sonra Pink'i attık "Flört" kaldı. Hoşumuza gitmişti.

Ozan: Dinleyici ile şarkılarımız aracılığıyla ince bir muhabbet anlamına geliyor.

Flört

Yeni albümünüzün ismi "Demli", bu albüm için neden 7 yıl beklediniz?

Çağatay : "Cemiyette Pişiyoruz" albümünün sonu hüzündü. Çünkü Ozan aniden askere gitmek zorunda kaldı. Tam 42 konserlik bir turne iptal olmuştu. 2003 yılında "Flört" uzun bir bekleyiş sürecine girdi. Ozan'ın altı aylık askerlik sürecinin sonrasında, BKM ile 10 konserlik bir turneye çıktık. Haftanın bir günü "Hayal Kahvesi"nde sahne alıyorduk.

Ozan: Ama aramızda halledilmesi gereken sorunlar ortaya çıktı. Timsah dağda biryerde çamurdan seramik heykel yapmaya gitti. Çağatay ve ben de biraz ayrı kalma ihtiyacı duyduk. 2005 yılbaşında Gaziantep'te tarihi bir hamamın terleme odasında tekrar yeni bir albüm kararı aldık. Ata yoktu ama biz tam kadroyduk.

Çağatay: Albüm çalışmalarına İstanbul'a döndüğümüzde başladık. Bizim için meşakkatli bir süreç başlıyordu.

Ozan: Aynı şarkıyı defalarca çalmak, yüzlerce saat kayıt, sözlerin defalarca gözden geçirilmesi, tam oldu derken, aslında olmadığı gerçeğiyle yüzleşmeler, defalarca tekrar, tekrar, tekrar...

Çağatay: İşte sürecin bu şekilde olması albüme adınıda veriyordu. Ona "Demli" adını verdik.

Yeni albümünüzde kimlerle çalıştınız ve albümdeki şarkılar kime ait?

Çağatay: Yaklaşık kırk kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Müzikaliteye etki eden en önemli aktörlerden biri Barış Büyük. Onun ses mühendisliği konusundaki eğitimi ve birikimi Demli'yi duymak istediğimiz seviyeye taşıdı. Grafik tasarımında Ufuk Orbey ve Taşkın Esin'nin muhteşem performansı Demli'ye hakkettiği gibi bir beden oluşturdu. Fotoğraflarımızı bizi anlayan ve çok yetenekli bir fotoğrafçı olduğunu düşündüğümüz Seren Tüfekçioğlu çekti. Kıvanç Haseki, Güneş Ünal, Mehmet Çelik, Ersin Özen, ve tabii Necip Yılgın gibi çok değerli müzisyenlerle çalıştık. Şarkıların sözlerini Ozan yazdı. Bestelerde çoğunlukla Ozan'ın ama o şarkıların birer "Flört" şarkısı olma sürecinde benimde Timsah'ın da epey bir katkısı oluyor...

Ozan: Bu şarkıları tamamen ben yapmış olsaydım, bir "Flört" şarkısı olmayacağı çok açık. Aramızdaki sihir, şarkıların bana ait olma lüksünü elimden alıyor.

Çıkış şarkınız olan "Sevmez Olaydım" ne zaman yazıldı, şarkının bir hikayesi var mı ve neden bu şarkıyı çıkış şarkısı olarak seçtiniz?

Ozan: Sevmez Olaydım'ın söz ve beste çalışmaları 2005 yılında başladı. Ve son vokal kaydına kadar da devam etti. Bu şarkının asıl adı "Ceylan Gözlüm" dür. Sanırım 15-16 kez yeniden kaydedildi. Albümün 2-3 aşk şarkısından biridir. İnsanlar bu şarkının son yılların en iyi pop şarkısı olduğunu söylüyor. Olabilir. Sözlerinin ilk kıtasını 2005'te, son kıtasını 2009'da yazmıştım. Cümlelerin her biri yaşanmışlıklarla doludur. "İnce ince eser ruhun bütün dünyamda, kaçmaya çalışsam da hiç mecalim yok". Sanırım herkes bu vaziyette bir kereliğine bile olsa kalmıştır.

Timsah: Bizim için zor bir karardı. Çevremizdeki insanların ve yapımcımızın tercihi "Sevmez Olaydım" üzerineydi. Bizde aynı karar üzerinde birleşip bu şarkıyla çıkışımızı yaptık.

Yaptığınız müziği ve tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

Çağatay: İçimizden geldiği gibi... Aslında bir tarza yönelik düşünmüyoruz. Nasıl hissediyorsak, nasıl duymak istiyorsak, kulağımızdaki tınıları kalpten gelen bir hissiyatla kaydediyoruz. Gerçek bir grup müziği. Herkes eteğindeki taşları ortaya rahatça koyabilir.

Albümünüzün kayıtlarını "analog" yaptınız, albüm çıkartmanın her anlamda zor olduğu bu dönemde siz neden zor olanı seçtiniz? Bu kayıt şekli sizin hayaliniz miydi?

Çağatay: Kulağımızdaki tınıların gerçeğe en yakın halde vücut bulmasının tek yolu, kayıtları makara teyp'e yapmaktı.

Ozan: Eskiden olduğu gibi müzik tam bir ruh bütünlüğü içinde dinlenebilecekti. Eski kayıtların sıcaklığı da işte buradan geliyor. Günümüzdeki dijital kayıt teknolojisi tam bir fiyasko. Suni ve sahte. Bir müzik albümü yapılacaksa, kayıtlar analog olmak zorunda. Şarkıcısından enstrumantistine kadar beceremeyen, bu işi zaten yapmasın. Son yirmi yıldaki Türk pop müziğine bakın, tam bir rezalet.

Sizi "Kim Bunlar" olarak tanıdığımız dönemde bir cover albüm yapmıştınız ve "Dağlar Kızı Reyhan" adlı şarkıyla çok iyi bir albüm satış rakamına ulaşmıştınız. Cover şarkıların daha da moda olduğu günlerde siz son albümüze cover şarkı koymamışsınız, belki de öncülerinden biri olduğunuz cover modasına neden uymadınız?

Ozan: Öncüleri biz değil, bizi o dönemde yönlendiren yapımcılardı. "Bekarlar" harika bir gruptu. Harika şarkıları vardı. Çok gençtik ve hayallerimiz vardı. Fuat ağabey ile şarkılarımızı çalışıyor ve onları kaydediyorduk. 90'lı yılların pekte tarzımız olmayan müzik piyasasında, kendi şarkılarımızla hiçbir plak şirketi bize albüm yapmıyordu. Yirmi üç yaşındaydık ve yıllardır uğraşıyorduk. Karşımıza Prestij şirketinin teklifi çıkınca, rahmetli Hilmi ağabeyin de muhteşem performansıyla, sadece kulaktan dolma bilgimizle, kendi yaptığımız rock&roll'u birleştirip, pekte umudumuz olmayan o meşhur albümü yaptık. Komikti. Güzeldi de. Aslında hayatımızın hiçbir döneminde cover yapmak gibi bir niyetimiz yoktu. Hala yok. O yüzden Demli'de de yok. Ama sahnede birkaç yorum yapıyoruz. Türk rock&roll'una örnek teşkil eden harika birkaç şarkı.

İkinci klip için hangi şarkınızı düşünüyorsunuz? Albümünüzdeki hangi şarkılar şu günlerde dinleyicileriniz tarafından en çok ilgi görüyor?

Timsah: İkinci klip olarak Eski Dostum'u düşünüyoruz. Bir çok şarkı öne çıkmasına rağmen, şu an en çok istek alan şarkı Eski Dostum. Aşka Dair, Toprak Ana, Özledim ve Yüzüm Gözüm Şiş oldukça rağbet görüyor.

Son dönemde yapılan albümleri nasıl buluyorsunuz? Beğendiğiniz albümler hangileri? Beğendiğiniz rock grupları var mı?

Ozan: Herkes iyi niyetle birşeyler yapmaya çalışıyor. Televizyondan takip ettiğimiz kadarıyla bizi çok mutlu eden ya da kıskandıran pek bir numara yok.

Eurovision şarkı yarışması hakkında ne düşünüyorsunuz? Katılmak ister miydiniz? Manga'yı nasıl buldunuz?

Ozan: Bu ve bunun gibi şarkı, resim, karikatür vs. yarışmalarını hiç umursamıyor, üstünde konuşmuyoruz. Hiçbir yarışmaya da katılmayız. Sanat asla yarıştırılamaz. Manga'nın da yolu açık olsun. Hepsi tertemiz kardeşlerimiz. Konserleriniz ne zaman başlayacak ve bar programı yapmayı düşünüyor musunuz?

Çağatay: Ekim ayının başına kadar sahne almayacağız. Şu sıra sürekli prova halindeyiz. Sahnede albümde duyulan her nota dinleyiciye yansıyacak. İstanbul'da bir açılış konseri yapılacak. Yer henüz belli değil ama iklim müsait olursa açık hava tiyatrosunda düşünüyoruz.

Ozan: Yıllardır bizi sahnede izlemek isteyen büyük bir kitle var. Herkese ulaşabileceğimiz bir yer olmalı. Bar programı yapmıyoruz. Sadece konser.