Menü
Mikrofon Kimde: Frekans Poptürk'de, Mikrofon Serhan Erkek'de...
06 Mayıs 2009 Çarşamba - 23:34 GMT
Serhan Erkek

Frekansımızı Poptürk'e çeviriyoruz ve mikrofon "Ben pop dinlemek istiyorsam açtığım pop radyosunun gerçekten pop çalması lazım. Yani iki tane pop, pop-rock şarkı çalıp, ardından pop görünümlü arabesk çalmak bence radyo kimliksizliği! Poptürk bu anlamda çok net tavırlı." diyen Serhan Erkek'de...

Ne zamandan beri radyo programı yapıyorsun? Radyoculuğa nasıl başladın?

1991 yılında, henüz lise birinci sınıf öğrencisiyken bir tanıdığım sayesinde ilk adımımı atmıştım zamanın ilk radyolarından birine. Oraya arada sırada uğruyor ve çok şey öğreniyordum. Zaten bu işi yapanların çoğu bu "virüs"ü kaptıkları için kendilerini mesleğin içinde bulmuşlardır, ben de aynı şekilde önce merak, sonra zevk ve hayatın bir parçası olma sıralamasını yaşayarak bu işe başladım. O zamanlarda şimdiki gibi tecrübeye dayalı bir iş değildi, çünkü özel radyolar olmadığı için tecrübe TRT'den ibaretti sadece. Yani işin içine sıyrılma biraz daha belki kolaydı. O zamanlar patronlar da işten pek anlamıyordu çünkü. Ben de biraz öğrendiğim bilgilerle bir yıl sonunda (yine hala öğrenciyken) bir radyoya başvurdum. Radyonun patronuyla konuştum ve radyoculuk tecrübem olduğunu ve bu işi çok iyi bildiğimi söyledim. O da palavrama inanıp beni işe aldı. Bir yandan okul bir yandan radyo derken bugünlere kadar yürüttüm (gerçi hala üniversiteyi bitiremediğimi de belirtmem lazım). 1995 yılında Kiss FM'deydim ve o dönem radyonun yayın yönetmenliği görevine getirilerek, Türkiye'nin en genç yayın yönetmeni oldum, hem de ulusal bir radyoda. Şu ana kadar bile bir ulusal radyonun başına benim kadar genç birinin getirildiğini sanmıyorum. Bu hem çok heyecanlandırıcı bir durumdu, hem de yükü çok ağırdı. Dev bir uçağın kokpitine geçmek gibi diyebilirim. O dönemde yayın yapmış olanlar, "o dönemler çok farklıydı" derler ama bu "nerede o eski bayramlar" gibi bir durum değil. Çünkü yeni bir heyecandı radyoculuk ve bir çok kişi de sırf keyif almak için bu işi yapmışlardır. Mesela o dönemler Okan Bayülgen, Ali Poyrazoğlu, Meltem Cumbul, Asım Can Gündüz gibi isimler bizde çalışmışlardı. Amaç kesinlikle para kazanmak değildi. Çünkü radyoya harcadıkları zamanla belki bin katını kazanabilirlerdi. Hatta Mustafa Altıoklar bile bir günlüğüne program yapmıştı bizde ama patron beni arayarak programını kaldırmamı söylemişti. Ben de bir yayın yönetmeninin yapmayı en son istediği şeyi yapmıştım.

Serhan Erkek

Programının içeriğinden bahseder misin?

Klasik konuk programlarını aşmayı hedefleyen bir program. Programın adının "Kulis" olması aslında bundan ileri geliyor. Sadece bir oda anlamında değil, aynı zamanda kulis yapma ve kulis sohbeti anlamından yola çıktık. Kulis sohbetleri çok eğlenceli olur ve kısa sürelerde neler neler konuşulur o odada. İşte amaç bunları yayına taşıyabilmek. Tabi ki kulislerde dedikodu da çok olur ama bunu yayına yansıtabilmek işin en zor yanı...

Konuk programı yapıyorsun, programına katılan sanatçılara ne tür sorular soruyorsun? Özel hayatlarına giriyor musun, yoksa sadece müzik mi konuşuyorsun?

Dediğim gibi, kuliste artık ne konuşulursa konuşmaya çalışıyorum. Sadece müzik değil, gündemdeki bir konu, ya da bir kişi hakkında da konuşabiliyoruz. Konuğun açık sözlülüğü çok önemli burada.

En ilginç radyo anını anlatır mısın?

Bu soru ne zaman sorulsa, "en sevdiğin fıkrayı anlatır mısın" gibi bir etki yaratıyor bende ve beynimdeki her şey siliniyor o anda... İlk aklıma gelenlerden birini anlatayım, yıl 1996; bir akşam radyodaki yayıncı arkadaşım aramıştı. Yaklaşık yarım saat konuştuk. Radyoda hoşlandığı birisi vardı, ben de ona bu kişinin kendisine hiç uygun olmadığını çeşitli örneklerle anlatmaya çalıştım. Öyle ki, konuşma sonunda fazlasıyla ikna olmuştu. Bu arada biz konuşurken sevdiğim bir şarkının çaldığını duydum arka fonda ve dinlemek için evdeki radyo çalarımın kulaklığının birini diğer kulağıma taktım. Takmamla birlikte kendi sesimi de kulaklıktan duymaya başladım. Yayındaki arkadaş telefon potansını açık unuttuğu için bütün konuşmalarımız yayına çıkmıştı. O zamanın teknolojisiyle, hibrit dediğimiz telefonu yayına alan alet, telefonu devre dışı bırakmadan yayına alıyordu sesi. Arkadaş da unutunca herkes sesimizi duymuş oldu. Tam bir rezillik diyebilirim!

Poptürk'ün yayın tarzını anlatır mısın? Poptürk'te ilerleyen günlerde ne tür programlar yapılacak?

Poptürk, tamamen arıtılmış, pop ve pop-rock şarkılar çalan bir müzik radyosu. Radyoların çoğunda, -tamamen pop çaldıklarını da iddia etseler- çalan şarkıların bir kısmı fazlasıyla arabesk ve fantezi kokuyor. Bence hepsi olmalı; arabesk de, fantezi de, pop da, sanat müziği de, dans müziği de... Ama ayırmak lazım. Ben pop dinlemek istiyorsam açtığım pop radyosunun gerçekten pop çalması lazım. Yani iki tane pop, pop-rock şarkı çalıp, ardından pop görünümlü arabesk çalmak bence radyo kimliksizliği! Poptürk bu anlamda çok net tavırlı. Bizde müzikler geldiği zaman, kağıt geri dönüşüm fabrikalarındaki gibi bir ayrıma girer; çöple kağıdın ayrıştırılması gibi bir ayrışımla, çalınmayacaklar hemen ayrılır, geri kalanlar da kategorilerine göre ayrılarak yayındaki oranları belirlenir. Bu anlamda hangi sanatçı olursa olsun, hiç tolerans göstermeden, gerçekten pop çalan başka bir radyo olduğunu düşünmüyorum. Yayınımızı ilk kez dinleyenlerin çoğunun söylediği şey, bizim asıl hedefimiz; yani kaliteli müzik... Önümüzdeki dönemlerde yeni başlayacak programlarda da bu durum değişmeyecek. Müzikte olduğu gibi, yayın içeriklerinde de kalite ilk şartımız.

Poptürk

Poptürk yepyeni bir radyo ve sen bu radyonun aynı zamanda yayın yönetmenisin, yeni bir radyoyu yönetmenin zorluklarından ve radyonuzu tanıtmak için yaptığın projelerden bahseder misin?

Yeni bir radyoyu yönetmenin en zor tarafı, ilk dönemlerde radyoyu anlatmak için gösterilen çaba olabilir belki. Özellikle de radyonun kesin tavırları varsa ve gerçekten çok farklıysa! Aslında bu, yetenekli ve genç bir kişinin kendini yetişkinlere anlatması gibi bir süreç diyebilirim ilk başta. Ama siz kendinizi anlatmak için çaba harcamak yerine yeteneğinizi sergilerseniz zaten yetişkinlerin dikkatini çekersiniz. Ben de enerjimi anlatmak yerine, uygulayıp dikkat çekme üzerine yoğunlaştırdım. Aldığımız reaksiyonlardan başarılı olduğumuzu da görüyorum. Şu kısa süre içinde yaptığımız çoğu şey radyolarda ilk oldu. Yenilikçi duruşumuzla, bir çok ilke de önümüzdeki günlerde imza atmaya hazırlanıyoruz.

Programında, her zaman çalmaktan keyif aldığın ve en sevdiğin sanatçılar hangileri?

Her daim olan ve zaman zaman değişen isimler var. Ama söylersem hepsini söylemem gerektiğinden isim vermenin doğru olmayacağını düşünüyorum.

Senin için en özel şarkı hangisi?

  Aslında ben "en" demekten hoşlanmıyorum. Şarkı konusunda ise, özel şarkıları bir kutuda düşünmek bana daha hoş geliyor. Kutuya baktığımda ise üst taraflarda mesela White Lion'ın "When The Children Cry" şarkısını gördüğümü söyleyebilirim. Henüz dinlemeyenler varsa eğer, mutlaka dinlemelerini öneririm, gerçek bir balad!

Son çıkan albümler arasında en başarılı olan sence hangisi?

Henüz çıkmadı ama Işın Karaca'nın radyo programcıları için özel olarak düzenlediği ve samimi bir ortamda dinlettiği yeni albümü çok başarılı diyebilirim. İlk klip şarkısı için seçilen "Uyanış" şu anda radyolarda çalıyor zaten. Bu albümde Işın Karaca, bana Randy Crawford, Dionne Warwick ya da Diana Ross dinliyormuş lezzeti verdi. Bir, iki hızlı şarkı dışında dingin, olgun ve kısık ateşte pişmiş bir albüm olduğunu söyleyebilirim.

Son çıkan albümlerin içinde, yakında fark edileceğini düşündüğün bir şarkı keşfin var mı?

Kolpa çok kaliteli bir grup bence. Anlaşılması zaman alacak ama eğer kendi aralarında tartışıp grubu dağıtmazlarsa bence çok başarılı olacaklar. "Sayende" de çok iyi bir şarkı bence. Diğer popüler sanatçıların hit adayları genel olarak herkes tarafından ortak tercih oluyor zaten. Bu arada Ozan'ın yorumladığı Sezen Aksu şarkısı "Şanıma İnanma" da yakın zamanda çok popüler olacak. Kendisine de bu şarkıya klip çekmesi için baskıda bulundum. Kolpa'ya göre daha şanslı tabi ki. Yakında her yerde duyarsınız bu şarkıyı.

Hadise'nin Eurovision şarkısı "Düm Tek Tek"i nasıl buldun? Sence nasıl bir başarı elde edecek? Kaçıncı olur, bir tahminin var mı?

Bir kıyafet her zaman vitrindeki gibi durmaz üstünüzde. Kişiliğinize, tarzınıza ve tabi ki vücudunuza uyumlu olmalı. Eğer bu uyumu tam anlamıyla yakalarsanız, vitrindekinden bile daha iyi duracaktır üzerinizde... İşte bu şarkı, Hadise'nin üzerine tam oturmuş bence. Onunla daha da güzel olmuş, şekillenmiş. Hadise şarkıyla kendini gösteriyor, şarkı da Hadise ile kimliğini buluyor. Böyle bir uyum da iyi bir şovla birleşince ortaya önemli bir aday çıkıyor. Ben ya birinci, ya da ilk üç içinde olacağımızı düşünüyorum ama bahsettiğimiz yarışmada sadece sahnede olanlar puanlanmadığı için her şey olabilir orada. Rakipleri de incelemek lazım tabi ki. Geçen seneki birinci Dima Bilan, yarışmadan önce programıma konuk olmuştu, ona birincinin kendisi olacağını, ikincinin de Yunanistan olacağını söylemiştim. Sonradan tanıştığım Yunanistan adayi Kalomira'ya da söylemiştim bunu ama o son anda üçüncü olmuştu. Umarım bu sefer de tuttururum ve temsilcimiz, seneye yarışmanın ülkemizde yapılmasını sağlar.

Radyo dünyasında beğendiğin programcılar kimler?

Gereksiz ve içi boş cümleler kurmayan, ses tonu ve diksiyonu düzgün, Türkçeyi doğru kullanan, her sözünün ardına hatta ortasına kahkaha efekti basmayan herkesi beğenebilirim.

Radyo dışında şu günlerde uğraştığın başka bir proje var mı?

Şu aralar radyodan geriye sadece uyumak kalıyor. Vakit bulursam film izliyorum ve küçük haftasonu kaçamakları yapabiliyorum. Onun dışında hiç vaktim yok diyebilirim. Yapılacaklar listemi görürsen (şu anda kitapçık şeklinde) ne demek istediğimi anlayacaksın.

KÜNYE

Radyo Adı : Poptürk
Program Adı : Kulis
Program Günleri : Her Perşembe
Program Saatleri : 17:00 – 19:00
Burcu : Terazi
İletişim : serkek@kanal1.com.tr , www.popturk.com.tr

SERHAN ERKEK - POPTÜRK 5

1- Işın Karaca - Uyanış
2- Teoman - Çoban Yıldızı
3- Dört X Dört - Keşke Bilseydim
4- Özgün - Biz Ayrıldık
5- Kolpa - Sayende