Menü
Röportaj : Deniz Seki: "Sahici", İlk Röportaj...
19 Temmuz 2008 Cumartesi - 02:34 GMT
Deniz Seki

"Bugüne kadar yaşadığım hiç bir şeyden hiç bir zaman pişman olmadım" diyor Deniz... Bu sefer o susuyor, şarkıları konuşuyor... "Ben beni bütün gece bu yaşıma kadar yaşadım/ Kendimi, geçmişi ve geleceğimi sorguladım/ İstediğim her şeyimi kendim için yakaladım/ Tanrı bana ne kadar güzel bir hayat sundu" sözleriyle açılıyor Deniz Seki'nin yeni albümü "Sahici"...

"Bugüne kadar yaşadığım hiç bir şeyden hiç bir zaman pişman olmadım" diyor Deniz... Bu sefer o susuyor, şarkıları konuşuyor... Yeri geliyor ince bir senfoni eşlik ediyor sesine, yeri geliyor en koyusundan elektro bağlama... Her zaman olduğu gibi yine en "sahici" tonda anlatıyor yaşadıklarını Deniz: “Sessizlik en büyük çığlıktır. Ben de sessiz kalmayı, uzaktan seyretmeyi ve duygularımı biriktirip müziğimle paylaşmayı tercih ettim."

"SAHİCİ", ÇÜNKÜ...

Sessizlik en büyük çığlıktır, biliyorsun. Benim felsefem de böyle. Ben de sessiz kalmayı, uzaktan seyretmeyi, ve duygularımı biriktirip şarkılarımla ve müziğimle paylaşmayı tercih ettim. Gerçekten çok zor dönemler geçirdik ama bu benim seçimimdi, öyle de bir şarkı var albümde... Hiçbir zaman pişman değilim. Tabi ki sorumluluklarım var. Mesleki anlamda, aileme ve sevdiklerime ama bu hayat benim ve ben müzik için yaşıyorum ve bir müzisyenle bir aşk seyahatine çıktım ve bir aşk kazası geçirdim. Yaralandım, pansuman yaptım, iyileştim. Bazen yaralarım tekrar kanadı, onları müziğimle bu albümde anlatmaya çalıştım. O yüzden sahici işte...

ALBÜMÜ YAYINLAMAK İÇİN BİR BUÇUK YIL BEKLEDİM

Aslında bu albüm 1.5 yıl önce çıkmalıydı. Ama o dönem o kadar hararetliydi ki, o dönem bu albümü çıkarsaydım, çok daha çirkin şeyler konuşuluyor olabilirdi. Ben de bunu kendi adımdan çok müziğime layık bulmadığımdan ve yakıştıramadığımdan beklemeyi tercih ettim. İyi de yaptım. Bir de her şeyin zamanı olduğunu düşünüyorum. Şu anda bence herşey tamamlandı ve "Sahici" müzikseverlerle buluşmaya hazır.

KENDİME SINIR KOYMADIM

Her zaman olduğu gibi bu albümde de ne yaşadımsa onu yazdım. 16 şarkılık bir albüm oldu. Beni durdurmasalardı 26-30a kadar gidecektim. Kimisi dedi ki müzik piyasasının durumu belli, istersen 6 şarkını ayır, seneye bir daha albüm yaparsın.. Böyle şeyler bana hiç doğru gelmiyor. Üçüz çocukları birbirinden ayırabilir misiniz? Öyle doğdular, kıyamadım. Hepsi birbirinin içinden doğdu. Ne kadar müzikal olarak birbirine benzemese de...

ALBÜMÜN SÜRPRİZİ: İLK BESTEM

"Sahici"de yer alan şarkıların bir çoğu son dönemde yazılmış olmasına rağmen, mesela 13 yıl önce yaptığım "Yine Hüzün" adlı ilk bestem de yer alıyor. Her albümüme onu koymak istemiştim. Ama bir türlü olmadı. Bu albüme o kadar yakıştı ki, sonradan düşündüm, bazı şarkılar "Bekle beni" diyor. 13 yıl önce onu hangi duyguyla yazdığımı hatırlamıyorum ama söyleyecek olgunluğa şimdi eriştiğimi düşünüyorum.

BU ALBÜMDE DAHA ÇOK KENDİMLE YÜZLEŞTİM

"Sahici" albümü benim kendimle yüzleşme albümüm oldu. Sadece yaşadığım şeyleri ve aşkı anlatmıyorum. Kendimle yüzleştiğim çok şarkı var. Bu tabi ki yalnızca benim yüzleşmem değil, herkes kendinden de bir şeyler bulacaktır. Herkesin kendisiyle yüzleşmesi gerektiğinin altını çiziyorum. Git gide hem sözel hem de müzikal anlamda kendimi geliştirdiğimi düşünüyorum. Sözlerimin daha da olgunlaştığını fark ediyorum.

HÜSNÜ ŞENLENDİRİCİ'NİN MÜZİKAL ETKİSİ DE VAR

Ben genelde daha önceki albümlerimde renk enstrümanlar pek kullanmazdım, daha batı, daha pop şeyler yapıyordum, nostalji albümüm hariç. Tabiki alaturkaya yakın şarkılarım vardı ama bu albümde özellikle buna çok dikkat ettim. Tabi ki bunda Hüsnü Şenlendirici'nin de çok etkisi var. Sonuçta o bir müzisyen ve bir çok şarkıyı onun yanında yazdım.

İLK KEZ FARKLI ARANJÖRLERLE ÇALIŞTIM.

Bu albümün müzikal olarak en önemli farklarından biri de, ilk kez farklı aranjörlerle çalışmış olmam. Çok yeni ve müzikalitesi yüksek aranjörler keşfettim. Onlar zaten keşfedilmişlerdi ve çok iyi işler yapıyorlardı ama ben yeni tanıştım. Mesela Zafer Haznedaroğlu buna örnektir. Çok yeni ve güzel bir şey yakaladık onunla. Albümde Hüsnü Şenlendirici, hayatında ilk defa bir düzenleme yaptı mesela. Bütün yaylı aranjmanları dünyaca ünlü virtüöz İsmail Tunçbilek yaptı. Bir de artık yol arkadaşlarım olan Murat Yeter ve Sadun Ersönmez var. Murat Yeter'le yıllardır süregelen enteresan bir ruh bütünlüğümüz var. Bütün bunların sonucunda ortaya müzikal yelpazesi çok geniş bir albüm çıktı. Çok da mutluyum. Son dönemlerde pop müzikte hep aynı sound'lara sıkışılıp kalındığını görüyorum. Oysa albüm yapmak yeni bir şey söylemek demektir. Benim en büyük mücadelem, kendimi yenilemek, bunun üzerine kafa yormak üzerine oldu.

BAZI ŞARKILAR VARDIR...

..Hem eskimemiştir, duyduğunuzda eşlik edersiniz ama hem de çok bilinmiyordur, hatırlatırsın insanlara. Sezen Aksu'nun "Yeter" şarkısı böyle bir şarkıdır. Benim çok sevdiğim bir şarkıydı. Çok uzun zamandır söylemeyi düşünüyordum. Aslında "Sahici"de cover yapmayı planlamıyordum ama "Yeter" şarkısı albümün ruhuna o kadar uydu ki, adeta bir parçası gibi oldu. Çıkarmaya kıyamadım.

ADALETSİZ SEÇİM : DÜET

Bir gün Hüsnü Şenlendirici "Böyle bir bestem var" diyerek bana "Adaletsiz Seçim"i dinletti. Sözlerini Gökhan Şahin yazmış. O kadar sevdim ki şarkıyı "Ama bu şarkı düet olarak söylenmeli" dedim. Yıllardır "Bile Bile"den beri güzel bir düet şarkı bekleyip duruyordum. Ben yazmak istemiştim ama bu kez kendiliğinden sanki bir armağan gibi geldi. Stüdyoya girdik ve şarkıyı tek seferde okuduk, çıktık. Çok kıymetli ve özel benim için...

Röportaj: Suat Kavukluoğlu (pafil.com)